MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, dava dışı 3. bir firmanın yapımı devam eden fabrika inşaatının zemininde kullanılmak üzere davalı tarafça üretilip müvekkili tarafından satın alınan zemin sertleştirme ürününün ayıplı olması nedeni ile inşaatta sorunlar ortaya çıktığını, ürünün uygulandığı yüzeyin tamamen kırılarak değiştirildiğini, müvekkili şirketin bu sebepten dolayı toplam 20.641,98 TL işçilik ve malzeme tazminatı ödemek zorunda kaldığını, ayrıca müvekkili şirketin davalıdan 17.746,03 TL cari hesap alacağı ile ayıplı ürün nedeni ile uğradığı 6.000,00 TL. kar kaybının olduğunu ileri sürerek toplam 44.388,01 TL cari hesap ve maddi tazminat alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihi 27.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili ile müvekkilinin ticari itibarının zedelenmiş olması nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini ve müvekkili şirkete ait olup davalı nezdindeki muhtelif torbaların ve 10 adet boş irsaliyenin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu ürünün alımını örnek numunenin kabulü suretiyle gerçekleştirdiğini, ayıbın uygulama hatasından doğduğunu, üretim hatasından kaynaklanmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; açılış ve kapanış tasdiki yapılarak TTK 85 md. si uyarınca sahibi lehine delil vasfı taşıdığı tespit olunan davacı ticari defterlerinde davalıdan 17.746,01-TL cari hesap alacağının kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerine göre davalının davacı tarafa 2010 yılı sonu itibariyle 16.847,89-TL cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunduğu, davalı ticari defterlerinin kapanış tasdiki olmadığından TTK'nın 84 uyarınca davalı aleyhine delil teşkil edeceği, davacının kendi ticari defterleri ile ve davalı ticari defterlerindeki davalı aleyhine olan kayıtlar ile cari hesaptan kaynaklanan 17.746,01-TL'lik alacağını ispat ettiği, davacının ayıplı ürün satışı nedeniyle alacak talepleri yönünden ise; davacı şirketin davalıdan satın almış oldukları zemin sertleştirici ürününün ayıplı olduğu iddiasına delil olarak kendi tuttukları 12/02/2010 tarihli tutanağı ve tanık beyanını gösterdiği, davacı tarafın tek taraflı olarak oluşturduğu tutanak ile ayıp iddiasının ispat edilemeyeceği, davacı tarafça bu konuda mahkemece yaptırılmış bir tespit işlemi iddiasını doğrulayan ve kesinleşen bir tespit raporunun bulunmadığı, mahkemece talimat yolu ile alınan inşaat mühendisi bilirkişi raporuna göre de kusurlu olduğu iddia edilen döşeme kırılıp ortadan kaldırıldığından zeminde bir inceleme yapılamadığı, dosya arasına alınan belge ve fotoğrafların tetkiki sonucunda da söz konusu üründe bir ayıp olup olmadığı konusunda kesin bir kanaate varmanın imkansız olduğu, ayıp ve ayıplı ürün nedeniyle kar kaybı taleplerinin yersiz olduğu, davacı tarafın ayıplı ürün satışı nedeniyle manevi tazminat talebi irdelendiğinde; davaya konu üründe ayıp olduğu iddiasının sübut bulmadığı gibi BK.'nın 47. maddesindeki şartların da somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 17.746,01 TL alacağının temerrüt tarihi olan 03/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ayıplı ürün satışı nedeniyle tazminat, kar kaybı ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının dava dışı 3. bir firmanın fabrika inşaatının zemininde kullanılmak üzere davalıdan satın alınan zemin sertleştirici ürünün ayıplı çıkmış olması nedeniyle bu malı kendi bayiinden satın alan 3. firmanın dava dışı bayice zararının telafi edilmesi nedeniyle dava dışı bayisine ödediği işçilik ve malzeme tazminatının tahsili ile ürünün ayıplı olması nedeniyle manevi tazminat istemine, davalıdan olan cari hesap alacağı ile davalıda bulunan torbaların iadesi ile 10 adet boş irsaliyenin iadesine ilişkindir. Davalı, ayıbın kullanım hatasından kaynaklandığını ileri sürmüştür. Mahkemece davacının cari hesap alacağı kabul edilmiş, ürünün ayıplı olduğu ispat edilemediğinden diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde davalı nezdinde bulunan ürün torbaları ile 10 adet boş irsaliyelerin iadesini istediği halde Mahkemece davacının bu kalem istemi hakkında HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olarak bir hüküm kurulmamıştır. Dava konusu ürün torbaları ile ilgili değeri açıklattırılıp harcın ikmalinden sonra olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, yine iadesi istenen 10 adet boş irsaliye ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden ise; Davacının dayanak belge ile teyit edilmeyen defterlerindeki kayıtlara göre belirlenen cari hesap alacağı meblağının hüküme esas alınması isabetsiz olup davalının aleyhine sonuç doğuran ticari defterlerinde belirlenen 16.847,89 TL. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı, (3) no'lu bentte açıklanan nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy