MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı ile olan ticari ilişkisine istinaden davalıya verilen 30.11.2011 tarihli ve 70.000,00 TL. Bedelli çek bedelinin davalı tarafça müvekkiline karşı başlatılan icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden sonra 73.961,60 TL. Olarak davalının banka hesabına 21.12.2011 tarihinde ödendiğini, ödemenin söz konusu çeke istinaden yapıldığının dekontun açıklamam kısmında belirtildiğini, ancak davalının yapılan bu harici ödemeyi takip dosyasına bildirmediğini, hacizlerin devam ettiğini, davalıya keşide edilen ihtarname ile icra dosyasının infazı ile hacizlerin fekki istendiği halde davalı tarafça keşide edilen ihtarname ile yapılan ödemenin cari hesap borcuna mahsup edildiğinin ve hacizlerin fek edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında davaya konu çek ve icra dosyası nedeniyle mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek bu nedenle mükerrer ödenen 76.725,00 TL.nin ödeme tarihi 09.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte İİK'nın 72. maddesi gereği davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacının müvekkiline yüksek miktarda cari hesap borcu bulunduğunu, davacı tarafın vadesi gelen ödemelerine mahsup edilmek üzere nakit yerine çek verilmesi yönündeki talebin müvekkilince kabul edildiğini, fdava konusu çekin karşılıksız çıkması üzerine icra takibi yapıldığını davacı tarafça 21.12.2011 tarihinde yapılan 73.961,90 TL. Ödemenin cari hesap borcuna istinaden yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; cari hesapta davalı yanın davacıdan alacaklı olup olmadığının bu davanın konusunu oluşturmadığı gibi, takibin çeke dayalı olarak başlatılmış bulunması ve ödemelerin de buna istinaden yapılmış olması karşısında, davalı yanın başka bir takip ya da davanın konusunu oluşturabilecek olan cari hesap alacağı bulunduğu yönündeki savunmasına itibar edilmediği, davacının muaccel ve davalı tarafça takibe de konu edilmiş bulunan ve çeke dayalı borcunu ödediği yönündeki iradesini açık bir biçimde davalı alacaklıya bildirdiği ve bu hal karşı tarafça derhal bir itiraza uğramayarak, çek karşılığı alacağın tahsil edildiği, ancak aynı çeke dayalı takip devam ettirilerek haciz baskısı altında yeniden tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 76.725,00 TL'nin 09.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki Yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy