MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili hakkında başlatılan icra takibine konu alacak karşılığında davalıya verilen 22.04.2009 keşide tarihli ve 4200 TL. Bedelli çek bedeli ödendiği ve çek müvekkilince teslim alındığı halde davalının icra takibine devam ederek müvekkiline ait aracın kaydı üzerine haciz koydurduğunu, müvekkilince yapılan kısmi ödemenin takip dosyasına bildirilmediğinin anlaşıldığını, icra takibine konu edilen alacak miktarının tamamının 23.10.2009 tarihinde 6.100 TL. Olarak ödenip haczin kaldırıldığını ileri sürerek müvekkilince davalıya fazladan ödenen 4200 TL.ödemenin yapıldığı 22.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takip konusu alacağının faturaya dayandığını, davacının borcunu ödeyemeyince müvekkiline 15.08.2008 vade tarihli ve 4000,00 TL. Meblağlı senet verdiğini, senedin takibe konularak hacze gidildiğini, haciz aşamasında anlaşma sağlandığını ve davacının müvekkiline imzasız sahte çeki verdiğini, çekte imza olmadığının daha sonra fark edildiğini, davacının aracı üzerine haciz konulduktan sonra ödeme yapıldığını, fazla ödemenin söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre;Davacının ödeme yaptığı çek altında imza bulunmadığı, bu durumda çek kıymetli evrak vasfında olmadığı gibi çekin bankaya ibrazı halinde bedelinin alınmasının da mümkün olmadığı, davacı belirtilen çek bedelini elden ödediğini iddia ettiği, davalının yapıldığı belirtilen ödemeyi inkar ettiği, ispat yükünün çek bedelini ödediğini iddia eden davacıya ait olduğu, davacı bu hususu çekin elinde bulunduğu olgusuyla açıklamakta ise de, çek altında imza bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca tacir olan davacının TTK 20/2 maddesi hükmü gereğince basiretli bir tacir gibi hareket ederek, TTK. 621. maddesine göre çek bedelinin ödendiğine dair şerh verdiği makbuz dahi alması gerektiği dikkate alındığında davacının 4200 TL fazla ödeme yaptığı iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, yemin de teklif etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy