MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, davalıya verilen avans çekleri karşılığında bir kısım malların teslim edilmediğini belirterek müvekkillerinin toplam 44.258.50 TL.çek bedelinden borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini 43.600 TL.olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların 63.000 TL.bedelli çeklerin karşılığında iade edilenlerle birlikte 18.741.50 TL.lik mal teslim edildiğini, kalan malın teslim edilmediğini iddia ettiği, davalının teslim olgusunu ispatlaması gerektiği, sunulan fatura, stok fişleri ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile 43.600 TL.lik çek karşılığı mal teslim edilmediğinin anlaşıldığı, davalının icra takibinde haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların 43.600 TL.bedelli çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine, bu miktarın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK 72/5. maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilir.
Somut olayda, davacı yan ıslah olarak nitelendirdiği 27.09.2012 tarihli dava dilekçesinin açıklaması niteliğindeki dilekçesi ile 30.01.2010, 10.02.2010, 15.02.2010, 28.02.2010, 15.03.2010, 15.04.2010 keşide tarihli toplam 43.600 TL. bedelli 6 adet çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu çeklerden 15.04.2010 keşide tarihli çek takip konusu yapılmamış, diğer çekler ise dava tarihinden önce icra takibine konu edilmiş ise de, 30.01.2010, 10.02.2010, 28.02.2010, 15.03.2010 keşide tarihli çekler dava dışı ... tarafından, 15.02.2010 keşide tarihli çek davalı tarafından davacı borçlu ... aleyhine icra takibine konulmuştur.
Hal böyle olunca mahkemece, dava tarihinden önce dava konusu çeklerden sadece 15.02.2010 keşide tarihli 10.000 TL. bedelli çek davalı tarafından davacı ... aleyhine icra takibine konu edildiği gözetilerek bu çek bedeli üzerinden davacı borçlu ... lehine % 40 tazminata hükmedilmesi gerekirken kabul edilen 43.600 TL. bedel üzerinden davacı yararına % 40 tazminata hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy