MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi yaptığını, davacının davalıya borcunun bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının uzun süredir yurt dışında bulunduğunu, dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, borç nedeniyle senedin verildiğini, senedin rıza hilafına elden çıktığı iddiasının doğru olmadığını, tanık dinletme talebine muvafakat etmediklerini, dava dilekçesinde harca esas miktarın 30.000 TL olarak gösterilerek harç yatırıldığını, oysa senet bedelinin 120.000 TL olduğunu, eksik harcın tamamlanması gerektiğini belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davacının yemin deliline dayandığı, davalı vekilinin yemin teklifini kabul ettiği, yemin davetiyesinin davalı asile çıkarılması gerektiği, ancak davalı asilin yurt dışında olduğu beyan edildiğinden davalı vekiline davalıyı duruşmada hazır etmesi için süre verildiği, davalının duruşmada hazır edilmediği, devam eden duruşmadan bir gün önce davalı vekilinin verdiği dilekçesinde yemin için usulüne uygun işlem yapılmadığını öne sürdüğü, duruşmada ise davalı asili hazır ederek yemin yaptırılmasını talep ettiği, davalı vekilinin bu davranışının TMK 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına açıkça aykırılık teşkil ettiği, TMK 2/2 maddesine göre davalının yeminden kaçınmış ve davacıdan alacaklı olmadığını ikrar etmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Menfi tespit davasını açan davacı iddiasını başka delillerle kanıtlayamadığından 12.10.2011 tarihinde duruşmada yemin teklifinde bulunmuştur. Yemin teklif edilen kimse duruşmada hazır bulunmadığı takdirde kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin teklif edilen tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 337.maddesine göre yemin için çağrılacak kimseye geçerli bir özürü olmaksızın yemin için tayin edilen günde gelmediği takdirde, yeminden kaçınmış ve yemin edeceği vakıaların sabit olmuş sayılacağına karar verileceği, çıkarılacak davetiyede yazılmak suretiyle bildirilir. Mahkemece yemin teklif edilen davalıya anılan hüküm uyarınca davetiye çıkarılmadan davalı vekilinin müvekkilini yemin etmesi için hazır bulundurmadığı, bu davranışın M.K.nun 2.maddesinde öngörülen iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy