MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 3.000 TL bedelli senede dayalı olarak takip başlattığını, müvekkilinin 21.07.2009 tarihinde davalıya 5.500 TL para gönderdiğini, bunun 3.000 TL’sinin senede istinaden kalan 2.500 TL’sinin ise davalıya borç para olarak gönderildiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden 8.500 TL borç aldığını, borcun 5.500 TL’sini banka havalesiyle ödendiğini, kalan 3.000 TL’yi ise ödemediğini, müvekkilinin alacağının senede bağlı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının davalıya yaptığı 21.07.2009 tarihli havalede senede karşılık yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığı, ancak davacının gönderdiği havaleyi kabul eden davalının havaleyi hangi borca karşılık kabul ettiği hususunu davacıya ihbar etmediği, davalının davacıdan senede dayalı alacağı dışında alacağı bulunduğuna dair delil ibraz etmediği, teklif edilen yeminin davacı tarafından eda edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine 01.06.2012 tarihinde davacının yaptığı 7.225 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan istirdadına ve davalının %40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dayandığı havale dekontunda herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak dava konusu senedin tanzim tarihi ile havale tarihi gözetildiğinde sözkonusu havalenin 3.000 TL’lik kısmının aynı miktardaki takip konusu senede karşılık yapıldığının kabulü gerekir. Bu itibarla yerel mahkeme kararının bu kısımla ilgili kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne varki davacı taraf senet bedeli dışında kalan havalenin 2.500 TL’lik kısmının davalıya borç amacıyla gönderildiğini iddia etmiştir. Kural olarak havale bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak yapıldığının kabulü gerekir. Davacı bu karinenin aksini iddia ettiğine göre, banka dekontunda yer alan havalenin 2.500 TL’lik bölümünün borç amacıyla gönderildiğini yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin davacı tarafından eda edilen yeminin 2.500 TL’lik bölümle ilgili olarak icapsız olduğu da gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy