MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirketin ürettiği malların yurtdışına ihracatı hususunda aracılık yaptığını, malların teslim alınması ve ödemelerin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, davalıya verilen 18.000,00 TL bedelli çeke ilişkin davalının mal teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, çeki teslim etmediği gibi icra takibine konu etmekle tehdit ettiğini belirterek müvekkilinin söz konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının ihtiyati hacze itiraz etmediğini ve borcu kabul ettiğini, ayrıca çekin sebepten bağımsız bir kambiyo senedi olduğunu ve ödeme aracı olduğunu, bunun yanında çek karşılığı malların davacıya teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının icra dosyasında ödeme taahhüdünü haciz baskısı altında yaptığı, bu nedenle borcun ikrar edildiğinin kabul edilemeyeceği, taraflar arasında uzun zamandır ticari ilişki bulunduğu açık olduğundan temel ilişkiye girildiği, davacı tarafından davalıya dava konusu çekle birlikte 13 adet çek verildiği, davacı tarafından yapılan toplam ödemenin 116.044,00 TL olduğu, davalı tarafından teslim edilen ve faturalandırılan mal bedelinin ise 36.285,00 TL olduğu, ilgili bankadan temin edilen çek kayıtlarının davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı tarafın muhasebe kayıtları ile örtüşmediği, davacı tarafından davalıya verilen çeklerin davalı tarafça ciro edilmesine rağmen ticari defter kayıtlarına geçirilmediği, davalının dava konusu çeki mal alım satımı dışında bir amaçla aldığını ispat etmediği, ancak mal teslimini de kanıtlayamadığı, çekin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup davacı dava konusu çeklerin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini iddia etmiş, davalı davacının bu yöndeki iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini savunmuştur.
Çek bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. 818 sayılı BK'nın 182.maddesine göre aslolan peşin satış olup, peşin satışta mal ve semenin aynı anda verildiği yönünde yasal karine mevcuttur. Davacı belirtilen kuralın ve yasal karinenin aksini iddia ettiğinden bu yöndeki iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Başka bir anlatımla somut olayda ispat külfeti davacıdadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy