MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma isteminin miktardan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili firmadan elektrik malzemeleri satın alan davalının verdiği çeklerin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, ancak İcra Hukuk Mahkemesince takibin ertelenmesine karar verildiğini, bu nedenle ürünlerin bedelinin ödenmediğini iddia ederek çeklerin keşide tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında davanın görevli ve yetkili Bakırköy Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, icra dosyasında bir kısım tahsilatların yapıldığını, taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, takibe konu çeklerin keşidecisinin müvekkili olmadığını, yalnızca hatıra binaen müvekkili tarafından cirolandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı defterlerinde iki adet çek kayıtlı bulunduğundan davacının alacak iddiasının iki adet çekle sınırlı olaraktan incelenmesi gerektiği, davalının çeklerin hatıra binaen davacıya verildiğini ispatlayamadığı, icra dosyasına davalı tarafından yatırılan miktarın mahsubu sonucu davalı borcunun 7.581,00 TL olduğu, davacının alacaklı olduğu kabul edilen çeklerden sonuncusu olan 28.02.2006 keşide tarihli çekin keşide tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf vekillerinin hazır bulunduğu 15.11.2012 tarihli celse, "duruşma defterinin çok yoğun olması nedeniyle yargılamanın 25.12.2013 tarih ve saat 10.30'a bırakılmasına" karar verilmiştir. Ancak "25.12.2012" günü davalı yanın yokluğunda hüküm kurulmuştur. Böylece davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu husus esaslı bir usul hatası niteliğinde olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy