MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan bayiilik sözleşmesi gereği müvekkilinin kiraladığı iş yerlerinde davalıdan aldığı ürünleri sattığını, ancak davalının siparişlerin hemen hemen yarısını karşılayamadığını, karşıladığı siparişlerin ise serisi bozuk veya satılmayan bedenler olduğunu, hal böyle iken davalının sözleşmeyi feshetmeden ve cari hesabı kat etmeden vadesi gelmeyen ve bedeli ödenen çekleri de takibe koyarak, cari hesapta yazılı bakiyeden çok yüksek miktarda alacak için takip yaptığını, taraflar arasında alt kira sözleşmesi de imzalandığını, her iki sözleşmede de bir sözleşmeden doğan alacağın diğer sözleşme çerçevesinde alınan kıymetli evraka mahsup edileceği veya ekleneceğine dair bir hüküm olmadığını, kira sözleşmesinin takibe konan çeklerle ilgisinin olmadığını, ayrıca müvekkilinin borcundan mahsup edilmesi gereken kalemler olduğunu belirterek müvekkilinin hakkında başlatılan Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2008/3891 Esas sayılı takip dosyası ve İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2008/17030 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; siparişlerin sözleşmeye aykırı gönderildiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, bazı siparişlerin gönderilememesi üretim hacmi ve diğer siparişlerden kaynaklansa da asgari değerdeki ürünün gönderildiğini, teslim anında bayiinin ürünlere itirazının olması halinde bunun yazılı olarak teslim yerinde bildirilmesinin gerektiğini, davacının kendi isteğiyle müvekkilinin asıl kiracı olduğu mağazayı eşya bırakmadan terkettiğini, ayrıca vadesi gelmeyen çeklerin haksız şekilde takibe konulduğu iddiasının da doğru olmadığını, sözleşmede çeklerden veya senetlerden birinin karşılıksız çıkması halinde bakiye tüm çeklerin muaccel hale geleceğinin, bu çeklerin yasal yoldan tahsilinin sağlanacağının ve %10 gecikme cezası uygulanacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin 21.08.2008 tarihinde sözleşmelerin feshine ilişkin ihbarı da yerine getirdiğini, bedeli ödenen çeklerin takibe konulduğu iddiasının da doğru olmadığını, müvekkiline verilen çeklerin her iki sözleşme için verildiğini, hangi çekin hangi sözleşme için verildiğinin faturalar incelendiğinde anlaşılabileceğini,ayrıca davacı tarafından ileri sürülen alacak taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olması nedeniyle lehe delil özelliğinin olmadığı, davalı şirketi temsil ve ilzama tek başına yetkili olduğu anlaşılan şirket yöneticisinin ceza davası sırasında sanık sıfatı ile verdiği ifadesinde takip ve dava konusu çeklere karşılık 30.000,00 TL civarı bir parayı eft/havale yoluyla bankadan tahsil ettiklerini ancak bir yanlışlık sonucu şirketinin muhasebe kayıtlarına bunların geçmesinin geciktiğini ikrar ettiği, davacının da 38.000,00 TL'lik kısmı kısım kısım ödediklerine ilişkin banka EFT dekontlarını sunduğu, dolayısıyla icra takiplerine konu olan çeklere karşılık değişik tarihlerde banka EFT yoluyla davacı tarafından davalıya toplam 38.000,00 TL ödendiğinin anlaşıldığı, bu ödemenin başka alacaklara mahsuben olduğuna ilişkin davalının bir iddiası ve delillinin olmadığı, bakiye 94.000,00 TL'lik kısım hakkında ise davacının yazılı bir belgesinin olmadığı, taraf vekillerinin 38.000,00 TL'lik kısmi ödeme nedeniyle takip talebindeki tüm feriler yönünden orantı kurulmasına ve orantı yoluyla borç miktarının belirlenmesine bir itirazlarının olmadığını bildirdikleri, buna göre 44.000,00 TL asıl alacak için 4.936,86 TL faiz ve feri istenebileceği, bu durumda Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2008/3891 Esas sayılı dosyasında takip tarihi itibari ile davacının davalıya 44.000,00 TL asıl alacak, 4.936,86 TL faiz ve feriler toplamı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda uygulanacak avans faizinden borçlu olduğu, bunların dışındakilerden dolayı borçlu olmadığı, İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2008/17030 Esas sayılı dosyasındaki 50.000,00 TL bedelli 4 adet çekten dolayı her hangi bir ödeme söz konusu olmadığından takip talebindeki asıl alacak ve ferilerin tamamından dolayı davacının davalıya borçlu olduğu, bunun yanında davalı icra takibinden önce ödenmiş 38.000,00 TL'lik kısmı da icra takibine konu ettiğinden bu kısım yönünden haksız ve kötüniyetli olduğu, ihtiyati tedbir kararının teminatı ise davacı tarafından karşılanmadığından ve bu nedenle icra takipleri hakkında uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2008/3891 esas sayılı dosyasındaki takibe konu edilen çeklere ve takibe yönelik davanın kısmen kabulü ile icra takibine konu çeklerden dolayı 44.000,00 TL asıl alacak, 4.936,86 TL faiz ve feriler olmak üzere toplam 48.936,86 TL ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanması dışında kalan kısımlardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, davalının tazminat talebinin ise reddine, İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2008/17030 esas sayılı dosyasındaki takibe konu edilen çeklere ve takibe yönelik davanın reddine,davalının tazminat talebinin reddine, dava dilekçesindeki diğer kalem talepler harçlandırılmadığından bu kalem talepler yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının fazla yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.