MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında yıllardır süregelen ticari ilişki söz konusu olduğunu, davalının 15.07.2009 tarihinde müvekkiline gönderdiği mutabakat metninde hesaplarının 8.338,75 TL alacak bakiye verdiğini bildirdiğini, müvekkilinin de bu metni onayladığını bu tarihten sonra taraflar arasında alışveriş olmadığını, ancak müvekkilinin alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalının sonradan müvekkilinin bu alacağını vade farkı olarak mahsup ettiğini belirttiğini, ancak vade farkı doğuracak bir durumun söz konusu olmadığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; mutabakat sözleşmesinin cari hesaba ilişkin olduğunu, cari hesap kesilmeden önce tarafların borçlu veya alacaklı sayılmayacaklarını, mutabakat metni uyarınca davacı alacaklı görünse de davacının vermiş olduğu 2 adet çekin karşılıksız çıktığını ve bu borcun yeniden yapılandırıldığını, bu arada müvekkilinin vade farkından dolayı davacıya 8.338,75 TL'lik vade farkı faturası kestiğini, davacının toplam borcu olan 15.000,00 TL'nin davacı tarafça itiraz edilmeden ödendiğini, vade farkı faturası kesilmesinin sebebinin ise cari hesabına daha önce kaydedilen ve ödeme gününde karşılığı bulunmayan çek ve bonolar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasındaki sözleşmede borçların ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde vade farkı alınacağının kararlaştırıldığını bunun yanında takibe konu faturanın alıcısına tebliğ ve tevdi edildiğine dair davacı tarafça herhangi bir belge ibraz edilmediği, ispat külfeti kendisinde olan davacının alacağını ispat edemediği, vade farkı faturası bedelinin davacı tarafça daha önceden ödendiği, bu suretle davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibinin yasal dayanağının bulunmadığı, bunun yanında davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava reddedildiğine göre davalı tarafından yapılan masrafların davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken masraf yapmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy