MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının yemek üretimi, sunumu ve içecek servisi sözleşmesinin süresi dolmadan, yazılı fesih ihbarında bulunmadan başka bir firma ile anlaştıklarından müvekkilinin iş yerini terk etmesini istediğini, akdin sebepsiz feshi nedeniyle zarara uğradığını belirterek davalıda kalan ekipman bedeli, işyerinde yapılan iyileştirme bedeli, stok iadesinden doğan zarar, kâr mahrumiyeti toplamı 70.735 TL.nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerini sebepsiz terk ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki 01.03.2005 tarihli sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu ve sona erme şeklinin sözleşmede yer aldığı, sözleşmenin 1 yıl geçtikten sonra da devam ederek 2009 yılına kadar sürdüğü, sözleşmenin belirsiz süreli hale dönüştüğü, davacının sözleşmeye istinaden davalının işyerinde işin yürütülmesi için binanın mutfak ve yemekhane bölümü ile işyerinin arka kısmında davalı tarafça da benimsenen değer artırıcı inşai işler yaptığı, keşif ve bilirkişi raporu ile değerinin 16.000 TL.olduğunun tespit edildiği, incelenen ticari defter ve kayıtlar, sözleşme, bilirkişi raporu ile davacının diğer taleplerinin yasal koşullarının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.000 TL.değer artırıcı işlem tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili davalıya temerrüt ihtarnamesi göndermiş, 05.01.2010 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede 3 günlük süre verilmiştir. Bu durumda davalının 09.01.2010 tarihinde temerrüte düştüğü gözetilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak alınması doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. satırında yer alan “16.000 TL. alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek” ibaresinin çıkarılarak, yerine “16.000 TL. alacağın temerrüt tarihi olan 09.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy