MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ... Tekstil Ticaret ve San. A.Ş. ile davalı arasında 08.02.2006, 01.03.2006 ve yine 01.03.2006 tarihli sözleşmelerle mal alım-satımı konusunda ticari ilişki bulunduğunu, bu sözleşmelerden dolayı borçlu olanın müvekkili olmayıp anılan şirketin olduğunu, ihtiyati haciz istenen ve icra takibine konu edilen çekin 13.11.2006 tarihli belgede belirtildiği üzere dava dışı şirketin borçları için verilen teminat çeki olduğunu, bu nedenle iş bu belgede çekten bahsedilirken keşide tarihinin belirtilmediğini, zira söz konusu çeke keşide tarihinin sonradan yazılıp ihtiyati haciz kararı alındığını, çekin 13.11.2006 tarihinde verildiğini ve teslim zaptında da çekin keşide tarihinin boş olarak verildiğinin sabit olduğunu, kaldı ki 13.11.2006 tarihinde 1 yıllık olan sözleşme için 2 yıl sonraki bir tarihe çek verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin ticari defterlerine iş bu çekin teminat çeki olarak işlenmiş olduğunu, iş bu çekin teminat çeki olduğunu ispat eden 13.11.2006 tarihli belgede de teminat çeki ibaresinin yer aldığını ileri sürerek müvekkilinin 4.000.000 ABD Dolar meblağlı çekle ilgili olarak takibe konulan kısım 546.418,688 ABD Doları borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekteki “teminattır” ifadesinin çeki teminat çekine dönüştürmeyeceğini, 13.11.2006 tarihli belgenin de çekin teminat çeki olduğu yönündeki iddiayı ispat edemediğini, zira çekle verilen teminatın neye ilişkin olduğu, taraflar arasındaki hangi sözleşmeye teminat olarak verildiğinin açıkça belirtilmesi gerektiği halde iş bu belgede bu konuda bir açıklama bulunmadığını, çekin keşide tarihinin davacı tarafından paraflanarak yazıldığını, davacı takip konusu alacağın muaccel olmadığını ileri sürmüşse de takip dayanağı çeke istinaden alınan ihtiyati haciz kararının müvekkilinin alacağını muaccel hale getirdiğini, müvekkili şirketin 151.652,44 Avro ve 45.034,73 ABD Doları asıl alacağının bulunduğunu, ileri sürerek davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının yetkilisi bulunduğu dava dışı ... Tekstil A.Ş ile davalı arasında 08.02.2006-01.03.2006 ve 01.03.2006 tarihli sözleşmelerden kaynaklanan cari hesap şeklinde ticari ilişki olduğu, davacı tarafından davalı şirkete 31.12.2008 tarihli ... Bankası ... OSB Şubesindeki hesaptan ... numaralı 4.000.000 USD bedelli çek verildiği, dosyadaki 13.11.2006 tarihli belge ile ... Bankası ... OSB Şubesindeki hesaptan ... numaralı 4.000.000 USD tutarındaki çekin " aşağıdaki dökümü yapılan çek tarafınıza teminat için verilmiştir" ibareli teslim belgesi ile 13.11.2006 tarihinde ... tarafından teslim alındığı, çekin keşide tarihinin bu belgede belirtilmediği, taraf beyanlarından çekin keşide tarihinin sonradan atıldığı ve atılan tarihin daha sonra yeniden düzeltildiği, çekin üzerinde de "Teminattır" ibaresi bulunduğu anlaşılmış olup, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde çekin keşide tarihinin 13.11.2006 tarihinde teslim edildiği tarihte çeke yazılmadığı, çekin teslim edilmesinden sonra çek üzerine keşide tarihi olarak 31.12.2008 tarihi yazılarak takibe geçildiği, dosyaya ibraz edilen ve davalı tarafından davacıya gönderilen 11.11.2008 tarihli belgede davalı vekili tarafından dava dışı şirkete 31.10.2008 tarihi itibarı ile 117.136,82 ABD Doları ve 37.104,63 Avro tutarında bakiye borçlarının bulunduğu ihtar edilerek 3 gün içerisinde ödenmesi ihtarında bulunulduğu, söz konusu ihtarnameden davalının 31.10.2008 tarihi itibarı ile dava dışı şirketten 117.136,82 ABD Doları ve 37.104, 63 Avro alacağını rakamsal olarak beyan ettiği, bu durumda davalı şirketin davacıdan herhangi bir alacağının olmadığının kabulü gerekeceği, sonuç olarak takip tarihi itibari ile davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı, davacı tarafından davalıya verilen ... Bankası ... OSB Şubesindeki hesaptan ... numaralı 4.000.000 ABD Doları bedelli çekin davacı tarafından teminat olarak davalıya verildiğinin dosyaya ibraz edilen sözleşmeler ve çek teslim belgesinden anlaşıldığı, teminat olarak verilen çekin kambiyo vasfına sahip olmadığı, davacı tarafından verilen çekin teminat olarak verilmesi nedeni ile söz konusu çekten dolayı davacının davalıya 546.418,68 ABD Doları borçlu olmadığı, davalının dosyaya ibraz edilen ihtarname ve bilirkişilerce incelenen ticari defterlerine göre dava dışı şirketin borcunun 117.136,82 ABD Doları ve 37.104,63 Avro olduğunu kabul ettiği, bu durumda davacının davalı yana ... Bankası ... OSB şubesindeki hesaptan ... numaralı 4.000.000 USD bedelli çekten dolayı 546.418,68 TL borçlu olmadığı, davacı tarafından davalıya teminat olarak verildiği çek teslim belgesi ile belli olan çek nedeni ile davalı tarafından takip başlatıldığı, ayrıca ticari defterlerinde ve davacıya göndermiş olduğu ihtarnamede dava dışı şirketten olan alacağının 117.136,82 ABD Doları ve 37.104,63 Avro olduğunu belirtmesine rağmen toplam 575.378,86 ABD doları üzerinden takip başlatmasının davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiği, bu durumda davacının kötü niyet tazminatı isteminin de kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takip dosyasının dayanağı 31.12.2008 keşide tarihli 4.000.000 ABD Doları bedelli çekin teminat çeki olması nedeni ile davacının davalı şirkete söz konusu takip dosyası nedeni ile 575.378,86 ABD Doları borçlu olmadığının tespitine, davacı hakkında başlatılan takibin, davalının teminat çeki olarak verildiğini bildiği çeke istinaden başlatılması nedeni ile 365.007,71 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nın 72. maddesi gereği icra takibine konu çekin dava dışı ... Tekstil A.Ş. İle davalı şirket arasında imzalanan 3 adet cari hesap sözleşmesinden doğan borcun teminatı olarak verilmiş olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece alınan 06.10.2009 tarihli 1. bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak; “.. dava dışı ... ...nin incelenen 2008 yılı ticari defterlerinde dava konusu ... Bankası ... OSB şubesindeki hesaptan ... nolu 4.000.000 ABD doları bedelli çekin dava dışı şirketin yevmiye defterinin 13.02.2008 tarihinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin dava dışı şirkete 2009 yıl sonu itibariyle 135.035,06 TL. borçlu olduğunun görüldüğü, dosya münderecatı ve davacının gerçek kişi olması nedeni ile dava dışı ... A.Ş.'nin sunduğu defterler ve dosya kapsamında bulunan belgeler incelendiğinde, davalı yana kendi defter ve kayıtlarında ... Bankası ... OSB şubesindeki hesaptan ... numaralı 4.000.000 ABD Doları bedelli çekten dolayı 546.418,68 TL borçlu olmadığının görüldüğü, davalının ise gerek dosyada mübrez ihtarında ve gerekse dilekçesinde dava dışı şirketin borcunun 117.136,82 ABD Doları ve 37.104,63 Avro olduğunu kabul ettiği, dava dışı şirketin 2009 yılı sonu itibariyle ise davalı yandan 135.035,06 TL alacaklı olduğu, bu durumda davacının davalı yana ... Bankası ... OSB şubesindeki hesaptan ... numaralı 4.000.000 ABD Doları bedelli çekten dolayı 546.418,68 TL borçlu olmadığı, davacının menfi tespit talebinin yerinde olduğu” belirtilmiş, 20.09.2010 tarihli ek heyet raporunda sonuç olarak; “... davalının incelenen ticari defterlerinde ... Tesktil Tic. Ve San. A.Ş. den 2009 yılı sonu itibariyle 394.240,94 TL alacaklı olduğunu, dava dışı şirketin incelenen ticari defterlerinde davalı yanın dava dışı şirkete 2009 yılı sonu itibariyle 135.035,06 TL borçlu olduğu, davacının davalıya vermiş olduğu ... Bankası ... OSB şubesindeki hesaptan ... numaralı 4.000.000 ABD Doları bedelli çekin dava dışı şirketin defterlerinde alıcılar hesabında normal bir çek olarak kayıt altına alındığını, davalı şirketin defterlerinde ise teminat çeki olarak kayıt altına alındığı ve daha sonra karşılıksız olduğundan iptal edildiğini, davalı şirketin 31.12.2008 tarihi itibariyle 37.104,63 ABD Doları, 117.136,82 Avro olmak üzere 308.357,21 TL, 08.01.2009 tarihli 7.930,10 ABD Doları, 34.515,62 Avro olmak üzere 85.883,73 TL vade farkı faturası eklenmesi ile toplam 31.05.2010 itibariyle 45.034,73 ABD Doları, 151.652,44 Avro olmak üzere 394.240,94 TL alacağa ulaştığını, davacının gerçek kişi ve davanın menfi tespit davası olması hasebiyle borç, alacak yönünden bu aşamada değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı kanaati edinildiği, buradan da davacının bu çekten dolayı davalıya borcu olmadığı,ancak BK m. 110 hükümleri dikkate alındığında dava dışı şirketin edimini yüklenen davacının dava dışı şirketin davalıya olan borcunu yerine getirmekle yükümlü bulunduğu” tespit edilmiştir. Bu raporlardan kök rapora davalı vekili gerekçelerini de göstererek 06.05.2010 tarihli dilekçe, ek rapora ise 22.11.2010 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş, itiraz üzerine Mahkemece 21.02.2012 tarihli 2. bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Alınan bu 2. bilirkişi heyet raporunda ise sonuç olarak; “...davalı şirketçe dava konusu çeke dayalı olarak yapılan takip tarihi itibarıyla, salt bu çekin teminat çeki olduğu ve çekin dava dışı şirket borçları için verildiği gerekçesiyle borçlu bulunmadığı yolundaki davacı iddialarının dayanaksız göründüğünü, öte yandan davalı şirket ticari defterlerine göre, dava konusu çeke dayalı takip tarihinde alacak miktarının 253.843,28 ABD Doları ile sınırlı bulunduğu hesaplanmakla, davacının takip tarihi itibarıyla sadece bu tutar dışında kalan (546.418,68-253.843,28 ABD Doları (394.240,94 TL. Cari hesap alacağı)=) 292.575,40 ABD Doları kadar borçlu durumda bulunmadığını, buna bağlı olarak hesaplanacak çek tazminatı ve komisyon tutarında da davacı lehine azalma olacağı ve bunları da ileri sürebileceği sonucuna ulaşıldığı” saptanmıştır denilmiştir. Bu rapora da davacı vekili gerekçelerini göstererek 27.02.2012 havale tarihli dilekçesi ile itiraz etmiştir.
Mahkemece itiraz üzerine 1. bilirkişi heyet raporu ile ek heyet raporundan sonra 2. bilirkişi heyet raporu alınmış olmasına rağmen ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden 06.10.2009 tarihli 1. bilirkişi heyet raporu hükme gerekçe yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece yapılması gereken iş raporlar arası aykırılığı giderici 3 kişiden oluşan Yargıtay denetimine elverişli ayrı bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün, temyiz eden davalı şirket yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına 990,00 TL. takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy