MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı şirketin muhtelif zamanlarda müvekkilinden ürün satın aldığını, 39.445,52 TL borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Zile Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, faturanın alacağın varlığı için başlı başına delil olamayacağını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillerle ve bilirkişi raporuna göre; davalının, davacı tarafa 17.679,72 TL borçlu olduğu, alacağın likit, takibe itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava, satılan mal bedelinin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu taraflar arasındaki alacak borç ilişkisini açıkça ortaya koyamayan, “22.12.2009 tarih, seri ... nolu 16.178,26 TL bedelli irsaliyeli faturanın altında malı teslim alan bölümünde "... adı soyadı ve imzası yer aldığı" belirtildikten sonra davacı tarafın bu teslimatı yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilerek kendi içerisinde çelişki barındıran ve Yargıtay denetimine elverişli olmayan bir rapordur. Bu durumda mahkemece konusunda uzman yeni bir bilirkişiden iddia ve savunma çerçevesinde davacı vekilinin rapora itirazları da gözetilerek tüm deliller birlikte irdelenip, değerlendirilmek suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy