MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisince verilen Beyoğlu 18. Noterliği'nin 29.04.2009 tarihli ve 10323 yevmiye nolu vekaletnamesine istinaden davalı ...'ın dava dışı ... ile birlikte müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesaplarından çift imza ile para çekmeye yetkili olduğu halde davalı ...'ın vekaletnamesindeki yetkiyi aşarak tek imza ile değişik tarih ve miktarlarda toplam 495.000 TL.yi müvekkilinin hesabından çektiğini, çekilen bu paranın müvekkili şirket adına harcanmadığını, davalı bankanın gözetim görevini ihmal ederek diğer davalı ile birlikte müvekkilinin zarara uğramasına yol açtığını ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararı telafi etmek için davalılara karşı yapılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava ve takip konusu paranın davacı şirketçe verilen vekaletnameye istinaden davalı ... ile dava dışı ... isimli vekillerin her ikisinin birlikte şubeye gelmesi ve birlikte dekontu imzalaması üzerine ödendiğini, müvekkili bankanın olayda kusurunun bulunmadığını, davacının bu işlemden dolayı doğan zararından ötürü adı geçen vekillere karşı husumet yöneltmesi gerektiğini, anılan vekillere dava açılmadan müvekkili bankaya karşı açılan bu davanın zamanından önce açıldığını, davacı tarafın takip dosyasında alacağın 209,450,00 TL.lik kısmını temlikname ile ... isimli şahsa temlik ettiği halde takip konusu yapılan alacağın tamamı üzerinden dava açtığını, oysa temlik edilen 209,450,00 TL.yönünden davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, davacının söz konusu işlemlere uzun süre ses çıkarmaması, itiraza konu işlemlerden sonra sayısızca işlem yapması ve bu işlemlere herhangi bir itirazının olmaması karşısında davacının yapılan işlemlere icazet verdiğinin kabulünün gerektiğini, ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı şirketten alacaklı olup davacıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalı bankadan muhtelif tarihlerde yüklü miktarlarda para çektikten 7 ay sonra bu paranın şirket işlerinde kullanılmadığı iddiasının kötü niyetli olduğunu, çekilen bu paranın davacı şirket adına kullanıldığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının hesap hareketlerinde para çıkışlarının olduğu, bu çıkışlardan 200.000 ABD Dolar'lık kısımda tek imza ile çekim yapıldığı, bunun dışındaki işlemlerin ise şirketi temsile yetkili kişilerin imzalı talimatları ve imzalarına yapıldığı, 62.007 ABD Dolarlık işlemin ise bulunmadığı, davacının yapılan para çekme işlemlerinden dolayı zarara uğradığını iddia ettiği, diğer davalı ...'ın ise çekilen paranın davacı şirket nam ve hesabına kullanıldığını beyan ettiği, davacı şirketin para çıkışını ve paranın kendi şirketi hesabına kullanılmadığını ticari kayıt ve belgeleri ile ispat etmesi gerektiği, davacının buna ilişkin her hangi bir ispat aracı sunmadığı gibi ticari kayıt defter ve belgelerine dayandığı halde bu kayıtlarını da bilirkişi incelemesine sunmadığı, böylece banka hesaplarından para çekilmesi işlemi sonucunda şirketinin zarara uğradığını ispatlayamadığı, şirketin zarara uğradığının ispatlanamaması karşısında davacının uğradığı zararın davalılar tarafından giderilmesinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı şirketin 29.04.2009 tarihli vekaletname ile davalı ... ile dava dışı ...'a davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından müştereken para çekmek üzere yetki verildiği halde tek imza ile işlem yapılmış olması nedeniyle çekilen 495.000 TL.nin tahsili için davalı banka ve diğer davalı ... Albayrak'a karşı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi gereği iptali istemine ilişkindir. Dava konusu takip dosyasında 25.01.2010 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde takip konusu alacağın 03.03.2010 tarihli temlikname ile iş bölümü itirazını kabul ederek dava dosyasını gönderen Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davanın açıldığı 01.03.2010 tarihinden sonra alacağın 209,450 TL.'lik kısmının dava dışı ...'e devir ve temlik edildiği görülmüştür. HMK'nın 125/2. maddesinde “Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.” denmektedir. O halde, davacı dava açıldıktan sonra temlikname ile takip konusu alacağı kısmen dava dışı 3. şahsa temlik etmiş olup HMK'nın anılan 125. maddesinin 2. fıkrası gereği devralan kişinin de davacı sıfatıyla davaya iştirakinin sağlanarak taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla dava konusunun tamamı hakkında yazılı şekilde esastan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy