MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafın sözleşmenin 24. maddesini ihlal ederek eksik LPG alımı gerçekleştirmesi üzerine bayilik sözleşmesinin noterce keşide edilen ihtarname ile feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak sözleşmenin 27. maddesi gereği sözleşme süresi sonuna kadar hesap edilecek mahrum kalınan kar karşılığı şimdilik 15.000,00 TL. kar mahrumiyeti ile sözleşmenin 28.maddesine göre sözleşmenin haklı olarak feshinden ötürü 100 ton LPG.nin ada depo satış fiyatı üzerinden hesaplanacak şimdilik 15.000 TL. cezai şart alacağı olmak üzere toplam 30.000,00 TL.'nin fesih tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, dava konusu yapılan sözleşmenin tek yanlı olarak hazırlandığını, buna dayanarak açılan davanın haksız olduğunu, davacıdan düzenli bir şekilde aldığı LPG'lerin dağıtımını yapmakta iken ülke bazında çıkan ekonomik kriz nedeni ile satışların düştüğünü, aynı şekilde diğer bayilerin de satışlarının düştüğünü, davacının diğer ilçe ve köylerde başka bayilikler açtığını, bütün bunların satışlarına düşmesine neden olduğunu, satışların tamamen düşmesi nedeni ile iş yerini kapattıklarını, düşük fiyatla tüp satışı yapmasına karşın alan olmadığını ileri sürerek anılan nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalı arasında akdedilen LPG satışı bayilik sözleşmesine göre davalının bu sözleşmenin 24.maddesinde düzenlenen alım şartlarına aykırı davrandığı, sözleşmenin bitiş süresinin 02/03/2011 olduğu, sözleşmenin 27.maddesine göre davalının sözleşmeye aykırı davranması sebebi ile sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi halinde davacının mahrum kaldığı kar karşılığı tazminat talep edebileceği, ayrıca yine sözleşmenin 28.maddesi uyarınca da cezai şart talebinde bulunabileceği, davacı tarafın bilirkişi tarafından hesaplanan 87.680,00 TL kar mahrumiyetinin olduğu, davacının başlangıçta 15.000,00 TL'lik kısmi dava açtığı, 15/10/2012 tarihinde ise ıslah dilekçesi vererek talebini 87.680,00 TL'ye çıkardığı, davacı tarafça aynı zamanda 15.000,00 TL'lik cezai şart talebi ile de dava açılmış ise de bilirkişi tarafından tespit edilen 191.876,00 TL. cezai şartın miktarının davalının ekonomik hayatının mahvına sebep olacağı, ayrıca davacının kar mahrumiyeti zararının da tazmin edilmiş olması ve davalı tarafın dosyaya yansıyan ekonomik durumu ve ticari hayatına son vermiş oluşu dikkate alındığında davacı lehine davalının ekonomik mahvına sebep olmayacak düzeyde görülen 5.000,00 TL'lik cezai şartın sözleşmenin fesih tarihi olan 02/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, davacının kar mahrumiyetinden 15.000,00 TL'nin fesih tarihi olan 02/11/2009 tarihinden 72.780,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan 15/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı-bayinin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde belirlenen miktarın altında LPG alımı nedeniyle sözleşmenin davacı şirketçe feshinden doğan kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde davacının sözleşmeyi haklı olarak haklı feshi halinde sözleşmenin 27.maddesine göre kar mahrumiyeti, 28. maddesine göre de cezai şart talep edebileceği açıktır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap edilen kar mahrumiyeti miktarı uygun görülerek bu miktar hüküm altına alınmış ise de cezai şart alacağı yönünden bilirkişi heyeti tarafından hesap edilen cezai şart tutarının davalının ekonomik mahvına sebep olacağı, kaldı ki davalı-bayinin iş yerini terk ettiği ve talep edilen kar mahrumiyeti tutarının da hüküm altına alındığı gerekçesiyle bilirkişi heyet raporu ile belirlenen ve davacı tarafça usulüne uygun olarak ıslah edilen 191.876,00 TL. üzerinden tenkis yapılarak 5000 TL. üzerinden cezai şart alacağına hükmedilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 24.maddesi uyarınca tacir olan borçlu fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez. Ancak, cezai şart miktarının borçlunun ekonomik bakımdan mahvına sebebiyet verecek ölçüde fahiş olduğunun saptanması durumunda bundan indirim yapılabileceği Yargıtay’ca kabul edilmektedir. Nitekim yerel mahkeme de cezai şarttan indirim yaparak temyize konu hükmü oluşturmuştur. Ne var ki, mahkemece bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan tutar üzerinden %95 oranında yapılan indirim somut olaya uygun görülmediğinden mahkemece makul düzeyde bir indirim yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy