MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkilinin davalı şirket ile yaptıkları Mal ve Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamında 13. maddesine uygun olarak icra takibine konu 890.000 TL lik keşide ve vade tarihi boş olan ve metninde “teminat” ibaresi ile dip koçanında ise “teminat senedidir. Ciro edilemez.” ibaresi bulunan senedin diğer müvekkili ... tarafından kefil olarak imzalanıp davalı şirkete 10.07.2008 tarihli tutanak ile teslim edildiğini, müvekkili ve kefilin bir borcu olmamasına rağmen senedin iade edilmediği gibi ciro edilemez ibaresi kesilmek suretiyle şirket ortağının yakın akrabası ...’e ciro edildiğini ve tahsil amacıyla da diğer davalı ... ’a devir ve ciro edildiğini, senedin 200.000 TL lik kısmı için müvekkilleri aleyhinde takip başlatıldığını ileri sürerek icra takip dosyasındaı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, senet aslının iadesine,kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve 100.000 TL manevi tazminatın müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile imzalanan mal ve hizmet alımı sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkili şirketin üstlendiği hastane inşaatının yapımında kullanılmak üzere mal tedarik etmesi amacıyla davacı şirkete müvekkili şirketçe keşide edilen çekler karşılığında dava konusu senedin teminat olarak teslim alındığını, davacıların her biri 75.000 TL.bedelli olan iki adet çeki tahsil ettikleri halde mal tedarik etmediklerini, davacılara sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmesi için ihtarname keşide edildiği halde yerine getirilmemiş olması üzerine sözleşmenin feshedildiğini, avans aldığı halde sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeyen ve alınan avansı iade etmeyen davacılar aleyhine iş bu senedin 200.000 TL. Lik kısmı üzerinden takip yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonnda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının davacıdan 115.247.27 TL alacağı olduğu, davalı şirket tarafından edimin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü ve davalı şirketçe davacıdan menfi zararının karşılanmasının talep edildiği, senede temel teşkil eden sözleşmeden dönüldüğüne ilişkin definin şahsi defi olduğu, senedin diğer davalılara ciro edilmesi nedeniyle iyiniyetli üçüncü şahıslara karşı da teminat iddiasının ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, talep edilen manevi tazminatın şartları da oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy