MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Yapı Elemanları Ltd Şti arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlusu müteselsil kefili olarak imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete çek karnesi verildiğini, müvekkili banka tarafından karşılıksız çıkan çek yapraklarından dolayı ödenen yasal sorumluluk bedellerinin tahsili için borçlular aleyhine girişilen icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zaman aşımına uğradığını, kefile müracaat koşullarının oluşmadığını, kefalet sözleşmesinde üst limitin belli olmadığını, bu nedenle de geçerli bir kefaletin olmadığını, 3.kişilere para ödenip ödenmediğinin belirsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu çeklerin keşide tarihlerinin 2007 olup çeklerin 3167 sayılı yasaya tabi olduğu, sorumluluk bedelleri talep edilen çeklerin tamamının takas odası aracılığıyla ibraz edildiği, bu durumda 3167 sayılı yasanın 6/4 maddesi hükmü uyarınca takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için yasada belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamayacağı ve bankanın bu şekilde ibraz edilmiş çekler yönünden sorumluluk miktarını ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, davacı bankanın 3167 sayılı yasa hükümleri kapsamında ödeme yapmaması gerekirken ödediği sorumluluk bedellerini davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davanın davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.