MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanı ... ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullanıldığını, müvekkillerinden ...'ın sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, ancak davalı banka tarafından kredi lehtarı muris yerine oğlu kefil ...'a hayat sigortası yaptırıldığını, kredi borçlusu dururken kefilin sigortalanmasının bankacılık uygulamasında izah edilebilir bir uygulama olmadığını, üstelik bu hususta kredi borçlusu ve kefilin uyarılmadığını, rızalarının alınmadığını, iradelerinin sakatlandığını, davalı bankanın tahsil ettiği sigorta primi ile muris ...'ı sigorta ettirmiş olsa idi kredi borcunun sigorta şirketi tarafından ödeneceğinden davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek 15.05.2009 tarihli kredi sözleşmesinden dolayı müvekkillerinin davalı bankaya borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankaların kullandırdıkları krediler nedeniyle hayat sigortası yaptırmasının kanuni bir zorunluluk olmayıp müvekkili bankanın alacaklarını güvence altına almak maksadıyla yapmış oldukları ihtiyari bir uygulama olduğunu, bankacılık faaliyetlerinde uygulama olarak yaşı ilerlemiş kredi lehtarına sigorta yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; genel kredi sözleşmesinin 9. maddesine göre, sigorta yaptırma, yenileme ve primlerini ödeme yükümlülüğünün kredi kullanana ait olup davalı bankanın herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, uzun süreli hayat sigortası başvuru ve sağlık beyanı formunda da sigortalı adayı olarak davacı ...'ın adı ve imzasının bulunduğu, bu sebeple muris ...'a hayat sigortası yapılmamasında davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy