MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkillerinin müştereken borçlusu bulundukları 30.11.2011 vadeli 22.000 TL bedelli bono sebebiyle vade tarihinde davalıya 7.000 TL haricen ödeme yapıldığını, buna rağmen davalı yanca bononun vadesinde yapılan 7.000 TL'lik kısmi ödeme düşülmeden bono bedelinin tamamının icra takibine konu edildiğini, takipten sonra bono bedelininden baki kalan 15.000 TL alacağın icra masraf ve vekalet ücretleri ile birlikte ödendiğini ileri sürerek icra takibine konu bono nedeniyle 15.000 TL borçlu olduklarının tespitine, fazlaya ilişkin takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar tarafından müvekkiline bono nedeniyle 7.000 TL lik kısmi ödemenin bononun vadesinden sonra 20.02.2012 tarihinde yapıldığını, ancak belgeye tarihin 30.11.2011 olarak yazıldığını yada bu tarihin sonradan ilave edildiğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, takibe konu bono bedelinin 7.000 TL lik kısmının bononun vadesinde ödendiğinin gerek 30.11.2011 tarihli belgeden ve gerekse davalı alacaklının icra dosyasındaki 01.08.2012 tarihli dilekçesinden anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne icra takibine konu bono nedeniyle davacının 7.000,00 TL'yi icra takibinden önce ödemiş bulunduğunun tespitine, kabul edilen asıl alacak 7.000,00 TL üzerinden kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, İİK'nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davası olup, mahkemece HUMK'nun 74. maddesi de gözetilerek taleple bağlılık kuralı çerçevesinde davacının borçlu bulunmadığı miktar tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken olumlu tespit şeklinde hüküm kurulması yerinde görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy