MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında Şişli 1. İcra Müdürlüğü' nün 2009/2116 sayılı dosyasından bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, itiraz süresini kaçırdıklarından takibin kesinleştiğini, 114.500-TL bedelli bononun ilk rakamının başka bir el mahsulü olarak sonradan eklenmiş olduğunu, bonoda müvekkilinin kefil olduğu, borçlu olarak gözüken davadışı ...' in müvekkili şirket temsilcisi ya da yetkilisi olmayıp, hizmet akdiyle çalıştığı halde sahte fatura ve para makbuzları düzenleyen bir şahıs olduğunu, bu şahıs hakkında savcılığa şikayette de bulunduklarını, bonoda şirket kaşesi bulunmadığı gibi sadece tek bir imza olduğunu, şirketi temsile ve kambiyo senedi düzenlemeye yetkisi olmayan şahsın kambiyo taahhüdünün şirketi bağlamayacağını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve davalı aleyhine %40' dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının MK 2. maddeye aykırı olduğu, her ne kadar ticaret sicilinde davadışı ... temsile yetkili kişi olarak gözükmese de, fiilen davacının İstanbul' daki ticari temsilcisi olduğunu, davacının kesinleşen takibe uzun süre ses çıkarmayarak bu şahsın yaptığı işlemlere icazet vermiş olduğunu, davacının senet dışında satmayı vaat ettiği ve bedelini aldığı sağlık ürünlerini vermemiş olması nedeniyle de borçlu olduğunu, davacının ... ile ortak hareket ettiğini beyanla, davanın reddine ve %40' dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, takip konusu senette davacı şirketin kaşesinin olmayıp sadece davadışı asıl borçlu ...' in imzasının bulunduğu, ...'in davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili bir şahıs olmadığı, ticari mümessil ya da ticari vekil olmadığı, davacı şirkette hizmet akti ile çalışan ve sadece İstanbul'da davacı şirketin satış temsilcisi (seyyar tüccar memuru) olarak görev yapan bir şahıs olduğu, özel bir yetki verilmedikçe seyyar tüccar memurunun taciri borçlandıracak işlemler yapması ve kambiyo taahhüdünde bulunması ya da kefalet altına sokmasının mümkün olmadığı belirtilerek, davanın kabulü ile davacının Şişli 1. İcra Müdürlüğü' nün 2009/2116 sayılı icra dosyasından davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatının koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy