(6100 S. K. m. 201) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 110.000-USD bedelli bonoya dayalı olarak ... 1. İcra Müdürlüğü' nün 2010/21260 sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, takip dayanağı senedin müvekkilinin davalıya olan kumar borcuna istinaden verildiğini, bu nedenle eksik borç olduğunu belirterek, takip dayanağı senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun zamanaşımına uğradığına ve kumar borcu için verildiğine dair iddiaların borçtan kurtulma amaçlı olduğunu ve hiçbir delile dayanmadığını, senede karşı senetle ispat zorunluluğu olduğunu, bononun mücerretliğinin esas olduğunu, bononun 1997 yılında davacıya verilen nakit para karşılığında alındığını ve davacının yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle ileri vadeli düzenlendiğini belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, çözümlenmesi gereken hususun bononun kumar borcuna istinaden verilip verilmediği olup, tanık dinlenmesinin zorunlu olduğu, davacı tanıklarının davacının zaman zaman kumar oynadığını ve davalının da kumar oynattığını, ayrıca 1997 yılında davalının, davacıya 110.000-USD borç vermesinin ve bunun karşılığında 10 yıl vadeli senet almasının mümkün bulunmadığını samimi bir şekilde belirttikleri, bononun 1997 tanzim tarihli, 2007 ödeme tarihli olması ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da birlikte değerlendirildiğinde, takip dayanağı bononun davacı tarafından davalıya kumar borcuna karşılık olarak verildiği kanaatine varıldığı belirtilerek, davanın kabulü ile ...1. İcra Müdürlüğü' nün 2010/21260 sayılı dosyası ve dayanağı bono senedi nedeniyle davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. HMK' nın 201(HUMK md.290) maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülebilecek her türlü iddianın senetle ispat zorunluluğu bulunmaktadır. Davalının açık muvafakati bulunmadığından somut olayda davacının tanık dinletmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin tanık dinlenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy