MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ümraniye 1.A.H.M.)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının iş yerinde sevkiyat ve montaj elemanı olarak görev yapan müvekkilinden ürünlerin çalınması veya zarar görmesi ihtimaline karşı çalışanlardan imzalı boş senet alındığı söylenerek müvekkilinden boş senet ile birlikte senet karşılığı "bu malları aldım" ifadesi içeren belge alındığını, davalı şirketin imha edildiğini söylediği teminat senedinin daha sonra doldurularak icra takibine konulduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin beyaz eşya mağazasına ait depoda ürün giriş-çıkışlarının kontrolünü sağlamak ve ürün teslimatlarını yapmakla görevli olan davacı-borçlunun çalıştığı süre içinde müvekkilinin bilgisi ve izni dışında depodan ürün çıkarıp bu ürünleri 3. kişilere satıp kazanç sağlayarak müvekkilini zarara uğrattığını, davacının verdiği zararı karşılayacağını 15.09.2009 tarihinde beyan etmesi üzerine uğranılan zararı telafi etmek için icra takibine konu senedin düzenlendiğini, ayrıca senedin düzenlenme gerekçesi ve tanzim tarihinin ayrı bir kağıda yazılarak borçlu tarafından imzalandığını, davacı-borçlunun işlediği suç nedeniyle Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza soruşturmasının devem ettiğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; gerek Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusu sonucu 28.11.2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar gerekse dosya kapsamında alınan beyanlara göre takip konusu senedin teminat senedi olarak alındığı kanaatine varıldığı, depodan izinsiz olarak çıkartılan ve 3. şahıslara satılan ürünlerle ilgili alındığı beyan edilmekte ise de bu hususta davacı-borçlu adına fatura düzenlenerek bu faturanın tebliğ edilmesi ve davalının ticari defterlerine kaydedilmesi gerektiği ancak bu hususun davalı tarafça belgelenemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak üzerinden %40 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, işe girerken verilen boş teminat senedinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmaktadır. Dava bu ilişki içinde verilen bonodan kaynaklandığına göre, 4857 Sayılı İş Kanunu ve 5221 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun ilk maddelerinde belirtildiği üzere davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerekir. Yerel mahkemece görev konusu üzerinde durulmaksızın işin esasının incelenmiş olması yanlıştır. Mahkemece yapılacak iş, 4857 ve 5521 Sayılı Yasaların ( 1. ) maddeleri uyarınca dava dilekçesinin görevsizlik sebebiyle reddine karar vermek olacaktır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy