MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, 19.09.2009 vade tarihli 13.500 TL bedelli senetteki borçlu imzasının müvekkiline ait olmadığını, davalı hakkında sahte senet düzenlemekten dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, hile sebebiyle açılan davalarda 1 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, senetteki borçlu imzasının davacının eli ürünü olduğunun Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan raporda belirlendiği, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, dava konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı iddiasıyla iş bu menfi tespit davasını açtığına göre mahkemece, imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ortada kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmadığı halde , hazırlık tahkikatı sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun hükme esas alınması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.