MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, davalının aleyhine icra takibine konu ettiği senette yazılı borcunu ödediğini, sadece 1.000,00 TL'lik bir borcunun kaldığını, borcunu ödediğine dair davalının kaşesini ve imzasını taşıyan bir belgesi de olduğunu belirterek davalıya 1.000,00 TL borçlu olup, icra dosyasında yazılı miktarda borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya 4.065 TL borçlu bulunmadığının tespitine, davacının sadece 1.000,000 TL borçlu olduğuna dair verilen karar davalının temyizi üzerine, Dairemizin 18.09.2012 tarihli 2012/6128 Esas, 2012/13111 Karar sayılı ilamıyla “ davacının dava konusu senet nedeniyle 3.000 TL ödeme yaptığının kabulü gerekir, Davacının bu miktar dışında kalan ödeme iddiasına dair yazılı delil sunamadığı” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davacının 3.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile 2.065,00 TL borçlu olduğuna, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından kötüniyet tazminatına karar verilmemesi nedeniyle temyiz edilmiştir.
Bedeli kısmen ödenen bononun tamamına dayanarak bile bile icra takibine geçen davalının kötüniyetli olarak kabulüyle söz konusu ödenen bedel üzerinden İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca borçlu yararına tazminata hükmolunması gerekirken, tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy