MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-ipoteğin fekki davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde temlik alan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, dava dışı ... Alışveriş Merkezi Ltd.Şti. ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak yer aldığını, ayrıca kredi borcunun teminatını oluşturmak amacıyla müvekkiline ait taşınmaza ipotek tesis ettiğini, sonrasında kredi borcunun ödenip, borç tasfiye olunduğu halde davacının başka kredi sözleşmelerinde de borçlu gösterilip, alacaklı olunduğundan bahisle davalı yanca kredi sözleşmesi ve ipoteğe dayanılarak aleyhe ayrı ayrı takiplere başlanıldığını belirterek borçlu olunmadığının tespitine, ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiş, yargılama sırasında banka tarafından alacak ...'ye temlik edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre dava konusu borcun ödenmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu icra takiplerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin ve hacizlerin fekkine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; “Dosya arasında bulunan 28.02.2006 gün, 3992 yevmiye nolu ipotek akit tablosunun tetkikinden; dava dışı ... Alışveriş Merkezi Ltd.Şti.nin davalı bankadan doğmuş ve doğacak veya doğması muhtemel alacağının teminini kapsayacak şekilde 40.000 TL tutar üzerinden davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmiş olduğu ve davacının bu akitteki imzaya bir itirazının bulunmadığı görülmektedir. Mahkemece bu akit tablosu sebebiyle davacının borçlu olup olmadığı hususunda bir inceleme yaptırılmamıştır. Öte yandan diğer uyuşmazlık konusu da, 05.03.2007 tarihli kredi sözleşmesinin 64.sahifesinde bulunan davacı imzasının taşıma suretiyle bu sözleşmeye monte edildiği iddiası üzerindedir. Mahkemece bu konuda da bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, davalı bankanın ipotek akit tablosu nedeniyle alacaklı olup olmadığının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetine davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle alacağın var olup olmadığının saptanması ve ayrıca davacının davaya konu sözleşme üzerindeki imza itirazıyla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira bozma ilamında belirtildiği şekilde davalı yanın davacıdan alacaklı olup olmadığının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alınmadan karar verilmiştir. Hal böyle olunca bozma ilamında belirtildiği şekilde konusunda uzman bilirkişi heyetine banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davalının alacaklı olup olmadığının saptanması, davalı alacağının varlığının tespiti halinde ise tesis edilmiş olan ipoteğin kapsamı da gözetilip bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy