MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibinin icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının icra takibine itirazında borcu kabul etmediği, davaya da cevap vermediği, dolayısıyla akdi ilişkinin kabul edilmediği sonucuna varıldığı, bu durumda BK.nun 73.maddesinin (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 89/1 maddesinin) olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, İİK.nun 50. maddesi uyarınca HUMK.nun 9. maddesi (6100 Sayılı HMK nun 9. Maddesi) gereğince, davalı borçlunun ikametgahında takip yapabileceği gerekçesiyle icra takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, davaya cevap vermemiş, icra takibine itirazında icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir.
Sözleşmeden kaynaklanan alacak taleplerinde yetkili icra dairesi ve mahkeme 1086 sayılı HUMK.nun 10.(6100 sayılı HMK.m.10) maddesine göre belirlenir. Sözleşmenin ifa yeri kararlaştırılmadığına göre yetkili icra dairesi ve mahkeme 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 73.(6098 sayılı TBK.m.89) maddesine göre tespit edilir. Sözleşme ilişkisinin varlığı davalı tarafça inkar edilmişse de davacı vekili delil listesinde fatura ve irsaliyelelerden söz etmiş, takip konusu faturaların ve sevk irsaliyelerin fotokopilerini dosyaya sunmuştur. Hal böyle olunca, taraflar arasındaki varsa akdi ilişkiyi ve malların teslimini maddi vakıa olarak inceleyerek, sözleşmenin geçerliliği konusunda araştırma yapılarak sözleşmenin geçerliliği kabul edilirse ve malların da teslimi ifa edilmişse, alacağın BK’nun 73’e göre para alacağına dönüşeceği gözetilerek işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy