MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin edimlerinin yerine getirildiğini, davalı şirketin makinelerin mülkiyetini müvekkili şirkete geçirmesi ve teminat olarak gösterilen taşınmazlar üzerindeki ipotekleri kaldırması için müvekkilden masraf istediğini, müvekkili tarafından davalıya masraf olarak istenen 5.000 TL nin ödendiğini, ancak istenen paranın tamamının bu iş için harcanmadığını dolayısı ile kalanın iadesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 4.000 TL artırarak 5.000 TL nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yanlar arasındaki sözleşme gereğince tüm masrafların davacı tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığını, bu hüküm çerçevesinde alınan paranın kullanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi bulunduğu, 17.12.2010 tarihli makbuzla davacıdan 5.000.55-TL alındığı, davalı tarafından bir takım sarf belgeleri sunulmuş ise de makbuzlar üzerinde davacı şirketin ünvanının yazılı olmadığı, tüm makbuzların dava dışı ... Yatırım Taahhüt İnş. A.Ş adına düzenlendiği, davacı adına yapılmış bir masraf makbuzuna rastlanılmadığı, davalıya verilen 5.000.55-TL'den herhangi bir harcama yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükmün gerekçe kısmında “ ..17.12.2010 tarihli makbuzla davacıdan 5.000.55 TL alındığı, davacı adına yapılmış bir masraf makbuzuna rastlanılmadığı, davalıya verilen 5.000.55-TL'den herhangi bir harcama yapılmadığı” denilmek suretiyle davacının talebinde haklı olduğu kabul edilmiş, ancak hüküm fıkrasında davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda gerekçeli kararın hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki bulunduğundan H.M.K 'nın 298, 297 (H.U.M.K 'nın 381. ve 388.) maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.