MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, davalı tarafından takibe konulan senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacı tarafça dosyaya bonoyu hükümden düşürecek yazılı bir delil sunulmadığı, ancak davalının karar duruşmasındaki isticvap beyanında, davaya ve takibe konu bononun öncelikle ihdas ediliş şekli, nedeni ve mahiyeti itibariyle çelişkili beyanlarda bulunduğu, savcılık soruşturma dosyasındaki bu yönde alınan beyanları arasında bariz çelişki ve tutarsızlık olduğu, bu çelişkinin de giderilemediği, davalının davaya konu bonodan kaynaklı alacağını haklı ve hukuki bir nedene dayandırmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, sübut koşulları oluşmayan davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından takip konusu yapılan bononun boş olarak ve teminaten dava dışı ...'e verildiğini ve bu şahsa bono bedelinin ödendiğini, anılan kişinin bonoyu müvekkili yerine, eski eşi olan davalıya iade ettiğini ve davalı tarafından kendisini alacaklı olarak göstermek suretiyle doldurup takibe koyduğunu bildirerek işbu menfi tespit davasını açmıştır.
Takip ve dava konusu bono keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan, 20.02.2002 tanzim, 10.06.2005 vade tarihli ve 200.000 TL bedelli olup, veriliş nedeni hanesi boştur. Bu durumda, davanın İİK'nun 72. md. gereğince açılan menfi tespit davası olmasına göre, yukarıda yazılı iddialarını ispat külfeti davacı yandadır. Mahkemece, ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı gibi, 05.07.2010 günlü celsede davacı tarafa, davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılmış, davacı vekilince yemin metni hazırlanarak dosyaya sunulmuş, davalı taraf da yemin için hazır bulunmuş olup, mahkemece bu yöndeki ara kararından usulüne uygun şekilde vazgeçilmeden taraflar isticvab edilip yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy