MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, dava dışı ... Nakliyat Tekstil Petrol Tarım Ticaret Ltd Şti'nin davalı banka ile imzaladığı 26/05/2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde davalının müteselsil kefil gözüktüğünü, davacının ilkokul mezunu olduğunu, kötü giden evlililiği nedeniyle müzayaka altında sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme sayfalarının çoğunluğunda borçluların imzasının bulunmadığını, taraflar arasında gabinin de olduğunu, davacının taşınmazına davalı lehine konulan ipoteğin ilk kredi borcunun ödenmesi nedeniyle 25/09/2007 tarihinde kaldırıldığını, 2 yıl sonra davacının haberi olmadan ikinci kez kredi kullandırıldığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını,borcun ödenmemesi nedeniyle ihtarname tebliğ edilerek icra takiplerinin yapıldığını, davacının kredi sözleşmesini ve ipotek resmi senedini bilerek imzaladığını, davacının genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan tüm kredilerden müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak kefalet limiti dahilinde sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının kullandırılan krediden dolayı kefil sıfatıyla sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı kefil olduğu 26.05.2006 tarihli genel taahhütname sözleşmesine göre kullandırılan kredi borcunun ödendiğini, ipoteğin ödeme nedeniyle kaldırıldığını, sonradan kullandırılan krediden dolayı kefaletin bulunmadığını sorumlu olmadığını iddia etmiş, mahkemece hukukçu bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporu yeterli inceleme ve araştırmayı ihtiva etmediğinden hükme esas alınamaz. Bankacılık işleminden anlayan mali müşavir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının kefaleti bulunan 26.05.2006 tarihli kredi sözleşmesi gereğince asıl borçluya kullandırılan kredinin tamamen ödenip ipoteğin bu nedenle kaldırılıp kaldırılmadığının tespit ettirilerek davacının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy