MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit (icra takibinden sonra) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, davacının ölen eşinin ticari ilişki içinde bulunduğu davalılarla 30/04/2008 tarihinde anlaşarak borçlarını tamamen kapatıp ibraname aldığını, bir süre önce dava dışı ...’in arayarak kendinde murisin imzasını taşıyan evraklar olduğunu, senetlerin ödenmediğini bildirdiğini belirterek davacının davalılara 10/03/2006 tanzim tarihli 01/06/2006 vadeli 3.500 USD bedelli, 10/03/2006 tanzim tarihli 01/06/2006 vadeli 3.500 USD bedelli, 17/05/2006 tanzim tarihli 13/07/2006 vadeli 3.000 USD bedelli, 17/05/2006 tanzim tarihli 20/07/2006 vadeli 3.000 USD bedelli, 21/07/2006 tanzim tarihli 30/08/2006 vadeli 8.150 TL bedelli bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacılar vekili yargılama sırasında ... hakkındaki davadan feragat etmiştir.
Davalı ... vekili, 01/06/2006 keşide tarihli iki adet 3.500 USD bedelli bono bulunduğunun belirtilmesine rağmen, icra takibinde 01/06/2006 keşide tarihli bir adet 3.500 USD bedelli bono bulunduğunu, ibranamede yazılı senetlerin takibe konu senetlerle ilgisinin olmadığını, ibranamenin tarafları arasında davalı ...’un bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., duruşmadaki beyanında davacıların murisi ile alışveriş yaptıklarını, murisin verdiği senedi davalı ...'e verdiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacıların murisinin icra takibinden önce vefat ettiği, ölü kişi aleyhine icra takibi yapılamayacağı, takibe konu 01/06/2006-29/06/2006- 13/07/2006-20/07/2006 vade tarihli bonoların zamanaşımına uğraması nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus yolla takip dayanağı yapılamayacağı, ilgili bonoların teminatı olarak ve bonoların ödenmemesi halinde kullanılmak üzere davacıların murisi tarafından davalı ...'e verilen 130.000 TL tutarlı teminat bonosunun davacıların murisine iade edildiği, bu nedenle takip konusu bonoların ödendiğinin kabulü gerekeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, davacıların icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, davalı ... hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların murisi tarafından tanzim edilen 5 adet bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Her nekadar mahkemece ölü kişi hakkında icra takibi yapılamayacağı hususu da gerekçede gösterilmiş ise de dava, icra takibine yönelik olmayıp bonolara yönelik olduğundan uyuşmazlığın dava konusu bonolorla ilgili iddia ve savunma kapsamından çözülmesi gerekmektedir. Dava konusu bonoların dördünde davalı ...'in lehtar olduğu, birinde ise davalı lehtar ...'ın cirosu vasıtasıyla yetkili hamil durumunda bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Dava konusu bonoların takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı sabit olduğundan kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş ise de davalı ...'in lehtar olduğu bonolar yönünden davacıların murisi ile aralarında temel ilişki bulunduğundan alacaklı davalı zamanaşımına uğramış bonolara yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Davalı ...'in ciro ile hamil olduğu bono yönünden ise somut olayda uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 644.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabilir. Böyle bir durumda keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece 30/04/2008 tarihli ibranamaye ve davacı tarafça sunulan 10/03/2006 keşide tarihli, 130.000 TL bedelli teminat senedine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de sözü edilen ibranamede ve örneği dosyaya sunulan söz konusu senette davalı ...'in imzası bulunmamaktadır. Teminat senedinin davalı ...'e verilip daha sonra geri alındığına dair bilgi ve belgeye dosyada rastlanmamıştır. Bu durumda anılan ibraname ve teminat senedi olduğu belirtilen senedin davanın kabulüne gerekçe yapılması doğru görülemez.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde taraf delilleri değerlendirilip incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy