MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı banka vekili, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe, davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipotek verdiğini, genel yolla takip yapmanın gereksiz olduğunu, faiz oranının fahiş bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamı ve seçenekli hazırlanan son bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulan karara uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne; takip dosyasında 6.390,11 TL asıl alacak, 613,51 TL temerrüt faizi, 30,68 TL %5 BSMV, 160 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 7.194,88 TL alacağa vaki itirazın kısmen iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, itiraz konusu alacağın iptal edilen kısmı üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
İİK. 45. maddesi uyarınca rehin ile temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabii şahıslardan olsa bile, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Yasanın bu hükmü gereği, takip alacaklısı bankanın, rehinle temin edilen alacağının dışında kalan miktar için ayrıca genel haciz yolu ile takip yapmasına yasal engel yoktur.
Davanın dayanağı olan Bergama 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/599 sayılı icra takibinde tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla asıl alacakla birlikte işlemiş faizi, Banka Sigorta Muamele Vergisi ve masrafları toplamından, ipotek bedeli düşüldükten sonra kalan alacak miktarı talep edilmiştir. Mahkemece, Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak banka kayıtları ve diğer belgeler üzerinde Yargıtay denetimine elverişli, konusunda uzman bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak, davacı Bankanın ilamsız icra takip tarihi olan 13.03.2009 tarihi itibariyle borç miktarı hesaplattırılarak, ipoteği aşan alacağın var olup olmadığı İİK. 45. maddesi hükmü de dikkate alınarak belirlenmesi ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle ve olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy