MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; davalının, müvekkil şirket ile birleşen ... Finansal Kiralama A.Ş. ile dava dışı bir şirket arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi için taşınmazları üzerinde toplam 80.000,00 USD bedelli ipotekler tesis ettiğini, ihtarnameye rağmen sözleşmeden doğan borcun ödenmemesi üzerine ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine icra müdürlüğünün yetkisi ve ipotek limitini aşan faiz ve masraflar yönünden itiraz ettiğini, itirazın iptali davasında esas yönünden bir itirazın bulunmadığı, yetkiye yönelik itirazın ise icra hukuk mahkemesince karara bağlanması gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, bu arada takibin düştüğünü, bunun üzerine tahsilde tekerrür olmama şartıyla başlatılan takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Temlik alan vekili; davacı alacağının temlik alındığına ilişkin 10.01.2012 havale tarihli dilekçesini sunmuştur.
Davalı vekili; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, Gaziantep icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili finansal kiralama sözleşmesini imzalamadığından sözleşmede ileri sürülen yetki şartının müvekkiline uygulanamayacağını, ayrıca müvekkilinin sözleşmelerde imzasının olmaması nedeniyle davacının bu takibi yapmaya hak ve yetkisinin olmadığını, bunun yanında daha önce başlattığı takibe itiraz edilen davacının itirazının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılmasını istememesi halinde yeniden takip yapamayacağını, kaldı ki, mükerrer takip yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; daha önce davalı hakkında aynı sebeple icra takibi başlatıldığı anlaşılmakta ise de ilk takipte borca itiraz olmaması nedeniyle yeni takip yapılmasına engel bir durum olmadığı, ayrıca ipotek tesisine ilişkin senette uyuşmazlık halinde İstanbul icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili kılınmış olması sebebiyle yetki itirazının da reddine karar verildiği, bunun yanında finansal kiralama sözleşmelerinde davalının borçlu yahut kefil sıfatı ile imzalarının bulunmadığı ancak davalıya ait taşınmazlar üzerinde tapuda düzenlenmiş resmi senet ile dava dışı sözleşmelere taraf şirketin finansal kiralama sözleşmelerinden doğacak borçlarına karşılık toplam 80.000,00 USD tutarlı ipotek tesis edildiği, takip tarihi itibarı ile dava dışı borçlunun borcunun 401.514,88 USD olduğu, dolayısıyla davalının borcun 80.000,00 USD'lik kısmından verdiği ipotek nedeni ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy