MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; davalının müvekkiline 28.01.2011 keşide tarihli ve 8.000 TL bedelli senede ilişkin olarak Muğla Yatağan Noterliği vasıtasıyla ödememe protestosu çektiğini, sözkonusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, sözkonusu senet nedeniyle müvekkilinin borcunun olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacıdan herhangi bir hak ve alacağının olmadığını, sözkonusu senedin kendisine ait olmadığını ve ciro zincirindeki imzanın da kendisine ait olmadığını, benzer dolandırıcılık faaliyetleri nedeniyle Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/237 esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla ifadesine başvurulduğunu, kendisi adına sahte olarak düzenlenen ve kendisinin noter protestosuna konu etmediği senet nedeniyle açılan davada taraf olarak yer almasının mümkün olmadığını belirterek, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; dava konusu senetten dolayı davacı ...'ın borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, aleyhine açılan menfi tespit davasına süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde davaya konu senet üzerinde bulunan ciro imzasının kendisine ait olmadığını, sözkonusu senetten bu dava ile haberdar olduğunu, bu konuda ceza davasında tanık olarak dinlendiğini, davanın kabulü sonucunda yargılama giderleri, tazminat ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme davalının ciro imzası üzerinde inceleme yapmadan, davalıyı yargılama giderlerinden sorumlu tutmuştur.
Dava konusu senedin ilk ciro imzasının davalıya ait olmaması durumunda, davalı hal ve davranışlarıyla dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Mahkemece ilk ciro imzasının davalıya ait olup olmadığı, senedin kim tarafından protesto ettirildiği araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamaış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.