MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; sanayi sitesinde oto fren işi yaptığını, davalının işlettiği iş yerinin devri hususunda 10.000-TL karşılığında anlaştıklarını ve davalıya bir adet 2.000-TL, sekiz adet de 1.000-TL bedelli senetler erdiğini, akabinde iş yerinin asıl sahibi ile görüştüğünü, iş yeri sahibinin kendisine davalının borcu olduğunu, bu borcun ödenmesi halinde iş yerini kullanmasına izin vereceğini söylediğini, bu suretle dolandırıldığını anladığını, davalının 2.000-TL'lik senede dayanarak aleyhine icra takibine giriştiğini belirterek müvekkilinin söz konusu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya duruşma gününü bildirir açıklamalı dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir yanıt da vermemiştir.
Davalı vekili 18.12.2012 tarihli celsede; müvekkilin Eskişehir C. Başsavcılığının 2012/9356 soruşturma sayılı dosyası üzerinden vermiş olduğu ifadenin doğru olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davalı alacaklı vekili tarafından, davacı aleyhine 25.04.2012 vade tarihli ve 2.000-TL bedelli senede istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, Eskişehir C. Başsavcılığının 2012/9356 soruşturma sayılı dosyası içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere, davalı alacaklı tarafça icra takibine dayanak yapılan senedin, davalı alacaklı tarafa ait olduğu belirtilen iş yerinin devri karşılığında verildiği, buna karşın davalı alacaklı tarafın iş yeri sahibi ile problemlerinin bulunduğu, davacı tarafa iş yerini fiilen devir ve teslim etmediği, davalı alacaklı tarafın yasal sorumluluklarını yerine getirmediği ve bu durumda takibe dayanak senedin bedelsiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve sebepleri bildirilmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy