MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; davalı şirketin, ... İnş...A.Ş. ile ilgili gümrük ve nakliye alacağını müvekkili şirketten talep etmeksizin farklı bir proje olan ... Turz...A.Ş. ile ilgili müvekkilinin kendisinden olan lizing alacağından 13.649-Euro kestiğini, daha sonra da 06/11/2008 tarihli temerrüt faizi faturası tanzim ederek bu faturayı müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira davalı şirketin alacağını 05/11/2008 tarihinde tahsil ettiğini, parayı tahsil ederken herhangi bir şekilde feri alacağını saklı tutmadığını, taraflar arasında temerrüt faizi ödeneceğine ilişkin bir sözleşme olmadığı gibi müvekkili şirkete kesinti yapılan alacakla ilgili olarak ihtarname de gönderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirkete ödenmeyen 13.649-Euro alacağın 12/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu olan mahsubun yapılmasına mesnet teşkil eden ve davacı adına düzenlenen 06/11/2008 tarihli faturanın, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesi akdetmiş olduğu ... İnş. ve Eğitim Hizm. A.Ş. adlı kiracı işlemi ile ilgili olarak yapılmış satın alma işlemlerinden kaynaklanan ve davacı ile mutabık kalınmış olan 49.614,99 TL tutarındaki bakiyenin ödenmemiş olması dolayısı ile işletilen temerrüt faizine ilişkin olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın davalı tarafından mahsup işlemine tabi tutulan söz konusu temerrüt faizi faturasının yasal dayanağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, taraflar arasında ödemeler konusunda kesin vadeyi içeren yazılı bir belge olmadığı gibi davacı yanca geciken ödemeler için BK.'nın 101. maddesine uygun şekilde davacının temerrüde düşürüldüğünün de kanıtlanamadığı, bu nedenle temerrüt faizi alacağından dolayı yapılan mahsup işleminin de geçerli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy