MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı ile yapılan sözleşme kapsamında davalının müvekkiline satmayı ve teslim etmeyi vaat ettiği sakız mayası üretiminde kullanılan 390 tonluk Ester Gum reçinesinin 273 tonluk kısmının teslimini ve yüklemesini yapmayarak sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediğini, davalının tek taraflı olarak sözleşme ile mutabakata varılan birim fiyatı değiştirerek mutabakat sağlanan 1 tonun birim fiyatının 2 katını kg birim fiyatı olarak belirlediğini, ancak bu rakamın piyasa rayicinin de çok üzerinde fahiş bir miktar olduğu için müvekkilinin aynı ürünü piyasada tedarik eden firmalardan davalı ile sözleşmede kararlaştırılan rakamdan daha yüksek fiyata ve daha kısa vadelerde almak zorunda kaldığını, sözleşmeye göre yüklemesi vaat edilip yüklenmeyen 273 ton Ester Gum reçinesi için davalıya 635.350,00 ABD Doları ödenecek iken davalının bu edimini yerine getirmemesi sonucu başka firmalara 273 ton Ester Gum reçinesi için 1.035,395,00 ABD Doları 3 aylık vadede ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek davalının sözleşme ile yüklendiği borca aykırılığı sonucu sözleşmede 273 ton Ester Gum reçinesi için davalıya ödenecek fiyat ile ikame olarak başka firmalardan alınan 273 ton Ester gum reçinesine ödemek zorunda kaldığı fiyat arasındaki farktan oluşan zararı için şimdilik 45.000,00. ABD doları müvekkilinin davalıya 11 ayda ödeyeceği 653.250,00. ABD Doları için diğer firmalara 3 ayda 1.035.395,00.USD ödemesi neticesinde aradaki 8 ay vade farkından dolayı finansman kaybı için şimdilik 5.000,00. ABD Doları olmak üzere toplam 50.000,00. ABD doları tazminatın 06.01.2012’den itibaren ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın iş bu davada davalı sıfatı bulunmadığını, davada davalı sıfatına sahip olan ve uyuşmazlık konusu reçinenin ithalini Çin’deki ... Co.Ltd.(...) adlı firmadan gerçekleştirenin müvekkili firma değil, müvekkili firmanın ticari mümessilliğini yapmakta olduğu ... International Llp Şirketi(...) olduğunu, söz konusu hususa dava dilekçesinde davacı tarafından değinildiği gibi satım sözleşmesinde de müvekkili firmanın sözleşmenin tarafı olmadığı ve kendi nam ve hesabına hareket etmediğinin açık bir şekilde düzenlendiğini, davacının,doğrudan dava dışı ...’e izafeten müvekkili firmaya karşı dava açmak yerine, müvekkili firma tarafmış gibi doğrudan müvekkili aleyhine dava açtığını, davanın ... International Llp şirketi yerine müvekkili şirket aleyhine açılması olması sebebiyle müvekkilinin bu davada pasif husumeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı vekili tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunulan sipariş formu, satış sözleşmesi, fatura, gümrük beyannamesi,ödeme dekontları ile diğer belgelerden ve davalı vekili tarafından sunulan 10.08.2004 ve 27.11.2012 tarihli Yetki Mektuplarından, davalının kendi nam ve hesabına değil, temsilcisi olduğu dava dışı ... İnernational Llp şirketi adına ve hesabına işlem yaptığı ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nun 116.maddesi anlamında acente sıfatına sahip olduğu, davacının ödemelerini doğrudan dava dışı ... International Llp isimli şirkete yapmış olması da davalının bu konudaki savunmasını doğruladığı, 6762 Sayılı TTK’nun 119/2.maddesinde belirtildiği ve yerleşik Yargıtay uygulamasında da kabul edildiği gibi, acente sıfatıyla yaptığı işlerden dolayı acente aleyhine doğrudan değil, temsilcisi olduğu şirketi temsilen dava açılabileceği, davacı tarafça bu hükme riayet edilmeden doğrudan acente davalıya husumet yöneltilmiş olduğundan davalının somut olay bakımından taraf ehliyetinin bulunmadığı, bu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK’nun 115/2.maddesi uyarınca usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereği davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy