MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; davalının hamil müvekkilinin ciranta olarak yer aldığı 20.000 TL tutarlı bir adet çeke dayalı şekilde davalı yanca müvekkili aleyhine takip yapılmış ise de çekteki ciranta imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı gibi çekin keşidecisi davadışı şirket ile müvekkilinden sonraki davadışı ciranta şirketlerle de müvekkilinin bir alışverişi bulunmadığını belirterek çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle, takibin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne davacının çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 S. HM.K.'nun 281/1 maddesinde “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” denilmektedir. Somut olayda 25.12.2012 tarihli duruşma esnasında bilirkişi, raporunun taraf vekillerine tebliğ olunması üzerine davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak için süre talebinde bulunduğu ve mahkemece ara kararıyla süre isteminin reddedilerek davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. HMK'nun belirtilen 281/1. maddesi hükmü ve yine aynı yasanın 27. maddesi birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davalı tarafa bilirkişi raporuna itiraz hakkının tanınması gerekirken HMK 281/1. maddesinin yanısıra HMK'nun 27. maddesinde yer alan davalının hukuki dinlenilme hakkının da kısıtlaması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy