MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki birleşen Elatmanın Önlenmesi - Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında akdolunan gayri resmi satım sözleşmesi kapsamında içeresinde bir market ve restorantı da barındıran binanın davalı yanca müvekkiline satıldığını, sözleşme gereğince tapudan devir işlemi gerçekleşmiş ise de davalı yanın fiilen teslimi sağlamadığı gibi, sözleşmede kararlaştırılan market ve restoranta ait demirbaş eşyaları da müvekkiline teslim etmediğini, sözleşmede bu malzemelerin bedeli 35.000,00 TL belirlendiğini ve müvekkilinin bu eşya tutarlarına karşılık keşide ettiği 35.000,00 TL'lik bir adet bonoyu davalıya verdiğini davalının edimini ifa etmediği gibi bedelsiz hale gelen bonoyu takibe konu etmeye hazırlandığını belirterek davalının haksız müdahalesinin önlenmesine ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla malzeme teslimi yerine getirilmediğinden dolayı sözleşmede kararlaştırılmış olması nedeniyle şimdilik 50.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin sözleşmeye konu taşınmazın resmi şekilde devrini davalı adına sağladığı gibi fiilen teslimi de gerçekleştirildiğini 35.000,00 TL tutarlı senedin demirbaş bedeli için değil de, taşınmaz satım bedelinin birinci taksitine konu tutarın eksik ödenmesi nedeniyle verildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sürerken 35.000,00 TL bedelli bononun davalı yanca takibe konu edilmesi üzerine davacı yanca aynı gerekçelerle Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davalı aleyhine menfi tespit davası açılmış davacı vekili bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Anılan mahkemece birleştirilme kararı verilmiştir.
Mahkemece; satıma konu taşınmazın davacı yanca ana dava açılmadan önce davadışı kişiye kiraya verildiği ve yargılama sırasında bu yerin tahliyesine hükmolunduğu, sabit olduğundan davacının taşınmazla ilgili davalının müdahalesini kanıtlamadığı gibi, sözleşmenin 4. maddesinde demirbaş eşyaların teslim edilmemesi halinde cezai şart istenebileceğine dair düzenleme bulunmadığının saptandığı, ayrıca birleşen dava bakımından ise sözleşmenin 2. maddesinde malzeme bedeli olarak 35.000,00 TL ödeneceğinin yazılı olması, davalı yanca senedin keşide tarihinin sonradan doldurulmasının muhtemel bulunması, taşınmaz bedelinin ikinci taksiti ödendiği sırada sözleşmede kararlaştırılan tutardan daha fazla miktarda davalıya ödeme yapıldığının belirlenmesi ve taşınmazı tapuda devreden davalının hala satım bedeli alacağı olduğunun savunması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle asıl davada ileri sürülen meni müdahale ve cezai şart taleplerinin reddine, birleşen davanın kabulüyle davacının takibe konu 35.000,00 TL tutarlı bonodan ötürü davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davalının bu senedi kötüniyetle takibe koyduğunun anlaşıldığından bahisle bono tutarının %40'ı oranındaki 14.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı taraf menfi tespit davasına konu ettiği çekin malzeme bedeline karşılık verildiğini iddia etmiş olup, bu iddiasını HMK 200. maddesi uyarınca kesin delillerle kanıtlanması gerekir. Somut olayda davacı yanca dosyaya sunulan deliller gözetildiğinde senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikte bulunmadığı anlaşılmış olduğundan dolayı menfi tespit davasının reddine karar vermek gerkirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.