MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının keşidecisi müvekkilinin hamili bulunduğu çek nedeniyle müvekkilinin alacaklı olup, bu alacağını tahsiline yönelik girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı gibi müvekkilinin davacıya borcu da olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanı, fatura içerikleri ve yemin sırasında davalı yanca açıklanan hususlar gözetildiğinde davacı tarafın alacaklı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.000 TL.si asıl alacak, 629.27 TL.si işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.629.27 TL.için yapılan takibe itirazın iptaliyle, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda işleyecek yasal faiziyle takibin devamına, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Zamanaşımına uğramış olan çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde alacaklının böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp, alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlaması mümkündür. Temel ilişki bulunmaması halinde 6762 sayılı TTK.nun 730.maddesi yollamasıyla 644.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak talebinde bulunulabilir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesine gelince; Mahkemece taraflar arasında temel ilişki bulunduğu kabul edilerek hüküm oluşturulmuştur. Oysa temel ilişkinin davalı ile cirosu iptal edilen ... Turizm Ltd.Şti.arasında olduğu, davacıyla davalı arasında doğrudan bir hukuki ilişki bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hamiline düzenlenmiş olan dava konusu çekin arkasında ilk cironun ... Ltd.Ş ait olduğu, ancak sonradan bu cironun iptal edildiği görülmüştür.
İptal edilen ciro yok hükmündedir. Dolayısıyla iptal cirosundan sonra ilk ciro davacıya ait olup, davacıyla davalı arasında temel ilişki bulunmadığı iptal edilen ciroyu yapan şirketin temsilcisi olan ...’ın tanık sıfatıyla alınan beyanlarıyla sabittir.
Mahkemece belirtilen bu yönler gözetilmeden taraflar arasında temel ilişki varmış gibi değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy