MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı ve yetkilisi olduğu ... Tic. Gıda ve İnş. Ltd. Şti.’nde satış temsilcisi olarak işe başladığı sırada kendisinden teminat amaçlı ve boş bir bono alındığını, müvekkilinin 2008 yılında işten kendi isteği ile ayrıldığında bu bonoyu istediğinde “yırtıp attık” cevabı verildiğini, müvekkilin annesi olan ...’ın çalıştırdığı işyerine ... Tic. Gıda ve İnş. Ltd. Şti.’nden malzemeler alıp karşılığında çekler verdiğini, çekler ödenmeyince adı geçen şirketçe icra takipleri başlatıldığını, borç ödenmeyince müvekkili aleyhine de davacı tarafından bahse konu bono doldurularak takibe konulduğunu, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şahsi olarak alacaklı olduğunu, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının tahsilat işlerine bakmak üzere davalının ortağı bulunduğu şirkette işe başladığı, takibe konu bononun da işe alındığı tarihte teminat senedi olarak alındığı davacının annesinin davalının ortağı olduğu şirkete olan borcunu ödeyememesi üzerine dava konusu teminat senedinin işleme konulduğu, takibin haksız olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve davalının %20 oranında kötü niyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davaya konu bonoyu işe girdiği sırada teminat amacıyla verdiğini iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın İş Hukuku’ndan kaynaklandığı ve davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy