MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin asıl borçlusu dava dışı ... olan icra takibine konu senedi davalının tehdit etmesi üzerine ailesinin can ve mal güvenliğinin kalmadığı endişesiyle kefil olarak imzaladığını ileri sürerek senedin iptal edilerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu 60.000 TL. Meblağlı senedin davacının kullandığı holding binasının birikmiş kira paralarının ve birçok masrafın müvekkili tarafından 3. kişiye ödenmiş olması sebebiyle verildiğini, bu hususun davacı ile dava dışı ...'ın birlikte imza altına aldıkları 01.07.2011 tarihli Beyan ve Taahhüdümüzdür adlı belge ile yine davacı ile müvekkili tarafından imza altına alınan Tutanak başlıklı belge ile belgelendirildiğini ileri sürerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... 18.05.2012 tarihli duruşmadaki beyanında; senedi ciro yolu ile devraldığını, senedin düzenlenmesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu davanın ödemeyi geciktirmeye yönelik olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı senetteki yazılı borç ile ilgisi olmadığını, senedin kefil olarak kendisine " zorla " imzalattırıldığını iddia ettiği, aynı zamanda suç teşkil edebilecek bu eylem nedeni ile de Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, savcılıkça iddia etraflıca araştırılmış tarafların gösterdiği tanıklar dinlenmiş sonuç olarak senedin imzalanması aşamasında zor kullanılmadığı ve tehdit bulunmadığı kanaati ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği, mahkemeye tanık olarak bildirilmiş kişilerin kesinleşen bu karara esas soruşturmada tanık olarak dinlenmiş olduğundan sonuca etkili olmayacağı düşünülerek yeniden dinlenilmediği, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı ile, zor kullanma ve tehdit yolu ile imzalatıldığından bahisle borçlu olunmadığının tespiti istenilen bonoya konu borç üzerinde bu iddiaların ispat olunamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.