MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan ve kesinleşen ilamsız icra takibinde fazla talep edilen 10.486,39 TL. Yönünden borçlu olmadığının tespiti ile bu kısım yönünden icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu faturalara davacının itiraz etmediğini, dolayısıyla takibin kesinleşen fatura alacağına dayandığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edileceğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; uyuşmazlığın davalı defterlerinde kayıtlı, davacı defterlerinde bulunmayan vade farkı açıklamalı 10.486,39 TLlik faturadan kaynaklandığı, vade farkının taraflar arasında geçerli olabilmesi için, sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bu hususun sözleşme ile karar altına alınması yahut teamül kabulünü gerektirecek derecede uygulamanın yaygın hale geldiğinin tespit edilmesi gerekeceği, somut uyuşmazlıkta ihtilaf konusunun salt vade farkı faturasına ilişkin olduğu gözetilerek, bu hususun ispatlanamadığı kanaati ile davanın kabulüne ve takip konusu alacağın işbu davaya konu edilen 10.486,39-TL'lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. Maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy