MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında mal alımından kaynaklanan davalıya ait muaccel olmuş borçların bir protokol ile yeniden yapılandırıldığını, ancak bu protokol hükümleri uyarınca ödeme yapılmadığını, teminat mektupları ile garanti edilmeyen kısım olan 1.786.462,57 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız kısmi itirazı ile durduğunu, icra takibinden sonra davalının müvekkil şirket hesaplarında doğan 53.697,78 TL alacağının takipteki borcuna tenzil edildiğini belirterek takibin 954.057,59 TL'lik kısmının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; söz konusu protokolün müvekkili tarafından iptal edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; takip tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 1.724.927,90 TL olduğu, davacının icra dosyasında vazgeçtiğini bildirdiği 53.697,78 TL alacak miktarının infaz aşamasında borçtan mahsubunun gerektiği, davalının takibe itiraz dilekçesinde kabul ettiği borç miktarı 778.707,20 TL ile davacının vazgeçtiği alacak tutarı olan 53.697,78 TL tahsili gereken 1.724.927,90 TL den mahsup edildiğinde, bakiye alacak miktarının 892.522,92 TL olarak belirlendiği, davacı davasını 954.057,59 TL üzerinden açmış olduğundan davanın 892.522,92 TL üzerinden kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, 1.724.927,90 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, icra dosyasında vazgeçilen 53.697,78 TL' nin infaz aşamasında asıl alacaktan mahsubuna karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili maktu temyiz harcı yatırarak hükmü temyiz etmiş ise de nisbi temyiz harcı yatırması gerektiğinden bahisle eksik temyiz harcının tamamlanması konusunda çıkarılan muhtıraya rağmen temyiz harcı tamamlanmadığından ve bu konuda mahkemece bir karar verilebileceği gibi Dairemizce de karar verilebileceğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 434/3 maddesi uyarınca hükmün temyiz edilmemiş sayılması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı 1.786.462,57 TL üzerinden icra takibine girişmiş, davalı vekili itiraz dilekçesinde takip konusu borcun 778.707,20 TL'lik kısmını kabul ederek, 1.007.755,37 TL'lik kısmına itiraz etmiştir. Davacı daha sonra davalının 53.697,78 TL alacağı oluştuğunu da belirterek davalının bu alacağı düştükten sonra 954.057,59 TL üzerinden itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı takip konusu yapılan 1.786.462,57 TL alacağın 778.707,20 TL'sine itiraz etmediğine göre itiraz edilmeyen kısım yönünden hüküm kurulamaz. Davacı davalının itiraz ettiği 1.007.755,37 TL alacaktan 53.697,78 TL alacağa yapılan itirazı kabul ederek dava konusu yapmadığına göre dava konusu yapılmayan alacakla ilgili hüküm kurulması da isabetsizdir.
Mahkemece dava konusu yapılan 954.057,59 TL alacağa davalının itirazlarının haklı olup olmadığı üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı tarafından itiraz edilmeyen ve davacı tarafından dava konusu yapılmayan kısımlar yönünden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.