MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak - tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı - karşı davalı vekilince duruşmalı davalı - karşı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı - karşı davalı vek. Av. ... ile davalı - karşı davacı asil ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı-birleşen dosya davalı vekili asıl davada; davalı ile imzalanan 23.02.2006 tarihli Otogaz Bayilik sözleşmesinin 6/4. maddesine aykırı olarak davalının keşide ettiği ihtarname ile tek taraflı feshetmiş olması sebebiyle cezai şart olarak kararlaştırılan sözleşme süresi sonuna kadar davalının satın alacağı ürün miktarı yaklaşık 485 ton ürün karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL. ile bayilik sözleşmesinin 6/5. maddesinde kararlaştırılan 10.000 Amerikan Doları cezai şartın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 15.000 TL'nin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise; Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava ile birleştirme ilk itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Davalı-birleşen dosya davacı vekili asıl davada; müvekkilinin iş yerinin Iğdır'da bulunması ve sözleşmenin Iğdır'da imzalanmış olması sebebiyle davanın Iğdır Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle yetki ilk itirazında bulunmuş, davacının 6,5 ay süre ile müvekkiline LPG temin etmediğini, müvekkili davacıya borçlu olmadığı gibi davalıya verilen 20.000 TL. meblağlı teminat çekini de alamadığını, müvekkiline 6 ay süreyle LPG temin etmeyen davacıya BK'nın 107. maddesi gereği borcun ifası müvekkili açısından faydasız kaldığından ihtarname keşide edilerek mehil verilmediğini, sözleşmede müvekkiline fesih hakkı tanınmasa da müvekkilinin yasadan doğan fesih hakkını kullandığını ileri sürerek davanın reddini istemiş, birleşen dosyada ise; bayisi olduğu halde müvekkiline mal göndermemek suretiyle müvekkilinin yaklaşık 30.000 TL. kazanç kaybına neden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000 TL. ticari kazanç kaybının davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı-karşı davacının fesih bildirimi haksız olduğundan benimsenen bilirkişi kurulu raporu ile sözleşmenin 6/4 maddesine göre talep edilebilecek cezai şart miktarının 1.159.843,62 TL olduğu, bu miktarın davalı-karşı davacının yıllar itibariyle yaptığı işe karşılık ticari mahvına neden olacağı, yine sözleşmenin 6/5 maddesine göre de, talep edilecek cezai şart tutarının 10.000 ABD Doları olduğu, bunun da dava tarihindeki değeri ve talep edilen miktar olarak 15.000 TL olduğu, bu miktarın davalı-karşı davacının ekonomik mahvına sebep olmayacağı, her ne kadar TTK'nun 24. maddesi gereğince tacir olan taraflar arasında cezai şartın fahiş olduğundan bahisle tenkisi istenemeyecek ise de, belirlenen ceza miktarının tacir olan davalı-karşı davacının ekonomik olarak mahvına neden olacak derecede ağır ve yüksek olması karşısında B.K'nun 163/3 maddesi gereğince sözleşmenin 6/4 maddesinde bilirkişi kurulu tarafından belirlenen cezai şart miktarının tenkis edilerek 15.000 TL'sına indirilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile sözleşmenin 6/4 maddesi gereği cezai şart olarak talep edilen miktardan 15.000 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı-davacı vekilinden alınarak davacı-davalıya verilmesine, sözleşmenin 6/5. maddesinde belirlenen 15.000 TL. cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı-davacıdan alınarak davacı-davalıya verilmesine, fazla istemin reddine, birleşen dosya yönünden ise; davacı-karşı davalının 6,5 ay süre ile mal alamaması nedeniyle 30.000 TL kar mahrumiyetinden şimdilik 10.000 TL'sı tazminat talebine gelince, taraflar arasındaki 23/02/2006 tarihli sözleşmenin 3/1 maddesi gereği davalı-karşı davacının, LPG gazının bittiğini ve yeni gaz göndermesi gerektiğini davacı-karşı davalı şirkete herhangi bir ihtarda bulunmadığı gibi ihtarda bulunduğu hususunu kanıtlayamadığı, aksine bir düşünce ile davacı-karşı davalı şirketin bayisine kendiliğinden LPG gazı götürmesi ticari örf ve adet ile hayatın olağan akışına aykırı düşeceği, zira, davacı-karşı davalı şirketin gaz verdiği bayiisinde, gazın hangi aşamada olduğunu, bitip bitmediğini bilmesinin olanaklı olmadığı, bu nedenle davalı-karşı davacının tazminat isteme koşulları gerçekleşmediğinden, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
SONUÇ: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 990,00 TL. vekalet ücretinin bir diğerinden alınıp bir diğerine verilmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy