MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, 23/08/2010 tarihinde kimliğini bilemediği bir kişi tarafından müvekkili adına düzenlenmiş olan sahte kimlik kullanılarak ... Bankası ... Şubesinin ... nolu kredisi ile 184.000,00 TL paranın alındığını ve müvekkili adına kayıtlı ... plakalı ticari taksinin plakasına rehin konulmuş olduğunu, oysaki müvekkilinin böyle bir krediden ve böyle bir kredi karşılığı rehin sözleşmesinden haberi olmadığını, böyle bir sözleşmeyi imzalamadığını, müvekkilinin davalı bankadan Beyoğlu 10. Noterliği'nin 17/09/2010 tarihli, 30572 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile konuyu izah etmek suretiyle mağduriyetinin giderilmesi için araç üzerindeki rehnin kaldırılmasını talep ettiğini, ancak bankanın rehni kaldırmadığı gibi müvekkiline 08/10/2010 tarihli ihtarnameyi göndererek 23/09/2010 tarihinde ödenmeyen kredi taksitini ödemesini ihtar ettiğini belirterek, 23/08/2010 tarihli, 6004516962 numaralı 184.000,00 TL meblağlı kredi sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, bu kredi sözleşmesi nedeniyle müvekkiline ait ... plakalı ticari taksi üzerine konulan rehnin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, 23/08/2010 tarihinde müvekkili bankanın ... Şubesine kimlik, ikametgah, şoförler odasından alınan faaliyet belgesi, ... plakalı araca ait ruhsat ile başvuran şahıs adına 184.000,00 TL kredi ödemesinin müvekkili banka tarafından yapıldığını, daha sonra yapılan incelemede kredi başvurusunda kullanılmış olan kimlik belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine Şişli C.Başsavcılığı'na 21/09/2010 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, Fatih C. Başsavcılığı'nın 2010/41804 soruşturma numarası ile halen soruşturmanın yürütüldüğünü, müvekkili bankanın olmayan bir alacağın peşine düşmemiş olduğunu, kullandırmış olduğu kredi alacağının peşinde olduğunu, konunun dolandırıcılığa ilişkin olması nedeniyle C.Savcılığına intikal ettiğini, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın konusunun, davalı banka ile davacının ismi sahte belgeler ile kullanılmak suretiyle yapılan kredi sözleşmesi uyarınca davalı bankadan çekilen kredi ve bu krediye rehin olmak üzere davacının kendisine ait ticari taksi plakalı aracına konulmuş bulunan rehin olduğu, bu konularda taraflar arasında esas itibariyle herhangi bir çekişmenin söz konusu olmadığı, dosya kapsamında mevcut adli tıp ve grafoloji uzmanı bilirkişinin raporu ile söz konusu kredi sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olmadığının sabit olduğu, artık ceza yargılamasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı ...'nın 23/08/2010 tarihli ... numaralı 184.000,00 TL meblağlı kredi sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, anılan bu kredi sözleşmesi nedeniyle davacıya ait ... ticari taksi plakalı araç üzerine konulan rehnin kaldırılmasına karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy