MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın birleştirilmesine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, ... plakalı traktörü kiralama maksadıyla almadıklarını, davalıya olan gerçek borçlarının 20.000,00 TL olduğunu, bu bedelin 8.000,00 Eurosunun ödendiğini, geriye bakiye 1.000,00 TL borçlarının kaldığını beyan ederek, davalılara kısmen 1.000,00 TL borçlu olduklarının, başka bir borçlarının olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davacının müvekkili şirkete 31.519,52 Euro borcunun olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, İstanbul 39.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/249 esas sayılı dosyasında, davacının ... Finansal Kiralama A.Ş., davalının ... olduğu, davanın konusunun finansal kiralamaya konu traktörün davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle iadesine ilişkin olduğu ve davanın 23.03.2011 tarihinde açıldığı ve halen derdest bulunduğu, mahkemenin iş bu dosyasının ise davacısının ..., davalısının ise ... Finansal Kiralama A.Ş. olduğu, davanın konusunun finansal kiralama nedeniyle davacı ...'ün davalı ...'ye borcunun bulunmadığının tespiti ile ilgili olduğu ve davanın 04.07.2011 tarihinde açıldığı, her iki dosyada tarafların aynı olduğu, davanın konusunun temelini teşkil eden sözleşme olan finansal kiralama sözleşmesinin aynı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini doğrudan etkiler nitelikte bulunduğu, İstanbul 39 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/249 esas sayılı dosyasının mahkemenin bu dosyasından önce açılmış olduğu gerekçesiyle, eldeki dava dosyasının HMK'nın 166/2 maddesi gereği İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/249 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki dava 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu 04/07/2011 tarihinde açılmıştır, dava dilekçesi davalı ...'e 11/07/2011 tarihinde tebliğ edilmiş olup, iş bu davalı herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. Diğer davalı ... Şirketi'ne ise dava dilekçesi 21/07/2011 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı ... Şirketi vekili vermiş olduğu 01/08/2011 havale tarihli cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak birleştirme talebinde bulunmamıştır. Aralarında bağlantı bulunan iki davanın başka yer mahkemelerinde açılmış olması halinde davaların birleştirilmesi talebi ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Yani ikinci davada davalı, kendisine karşı açılmış olan davanın, başka bir mahkemede görülmekte olan diğer bir dava ile bağlantılı bulunduğunu ve bu nedenle iki davanın birleştirilmesi gerektiğini ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ancak ilk itiraz olarak ileri sürebilir. (HUMK. M. 187/5; m. 45,II) (Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları 2006, s. 592)
Davalı taraflarca birleştirme talebi ilk itiraz olarak ileri sürülmemiş, yargılamanın ilerleyen aşamalarında davalı Finans şirketi vekilinin bu yönde bir talebi olmuştur. Yapılan bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ilk itiraz olarak ileri sürülmediği sürece mahkemece başka yer mahkemelerinde açılan davaların birleştirilmesine re'sen karar verilemez.
6100 sayılı HMK'nın 166/2. maddesinde ayrı yargı çevrelerinde yer alan hukuk mahkemelerinde açılmış olan davalarda, bağlantı sebebi ile ikinci davanın açıldığı mahkemede birleştirme talep edilebileceği hükme bağlanmış ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde davalı süresinde ilk itirazda bulunmadığından tamamlanmış işlem söz konusudur. (HMK. m. 448)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.