MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ve dava dışı ... ile ...'in ... Grup Turizm Organizasyon Reklam Danışmanlık Ltd. Şti’ni kurduklarını, başlangıçta gayri resmi ortak olan müvekkiline, dava dışı ...’ün hisselerini 02.10.2009 tarihinde devrettiğini, müvekkilinin resmi ortak haline geldiğini, şirket ortaklarının kullanacakları kredilerle ilgili olarak dava dışı ... Şubesi’nde hesap açıldığını ve davalının eşi dava dışı ...’in gayrimenkulünün bu hesap ve kullanılacak krediye teminat olması bakımından ipotek gösterildiğini ve ayrıca davalıya toplam 74.000 TL olan banka limitinin her bir ortağa düşen (1/4) 19.360,00 TL’si tutarında bononun müvekkili ve diğer ortaklar tarafından imzalanarak ayrı ayrı verildiğini, bankaya olan borcun ödenmemesi üzerine, dava dışı ...’in 32.550,00 TL şirket borcunu ödediğini, böylelikle müvekkilinin 32.550,00/4=8.125,00 TL yönünden dava dışı ...’e borçlu hale gelmiş olmasına karşın, davalının verilen teminat senedini Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/492 esaslı dosyasında takibe koyduğunu belirterek, bu takip dosyasındaki alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dilekçesinde sözü edilen şirketin hiçbir şekilde resmi ve gayri resmi ortağı olmadığını ve bu şirketle ilgisinin bulunmadığını, sadece şirket ortakları ile dostluklarının bulunduğunu, şirket ortaklarının bankadan kullanacakları kredi ile ilgili olarak müvekkilinin eşinin 74.000 TL borç yönünden evini teminat olarak gösterdiğini ve kullanılan kredilerle ilgili olarak müvekkiline senetler verildiğini, icra takibi yapılan senedin davalı tarafından çekilen tüketici kredisi ile ilgili olarak imzalanıp verildiğini, 32.500,00 TL şirket borcunun müvekkilinin eşi tarafından ödenmesi üzerine, bunun yarısı olan 16.275,00 TL üzerinden icra takibi yaptıklarını, keza davalının şirkette 1/2 hissenin bulunduğunu, oysa senedin toplamda 19.360,00 TL bedelli olmasına karşılık bu miktarın icra takibinde istenmediğini ve kötü niyetli olduklarından söz edilemeyeceğini bildirerek, davanın reddi ile lehlerine % 40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, takipte, 15.09.2008 tanzim ve 09.11.2010 vade tarihli 19.360,00 TL’lik bononun dayanak olarak gösterildiği, bono üzerinde “... Grup adına çekilen ... ve ... bireysel tüketici kredi teminatıdır” yazısı bulunduğu, özellikle senet üzerindeki teminata ilişkin yazı muhtevası gözetildiğinde senedin dava dışı ... Grup adına çekilen kredinin teminatı olarak verildiğinin ihtilaflı olmadığı, senedin teminatı olduğu kredi borcunun davalının eşi olan dava dışı ... tarafından ödendiği, davalı tarafından ödenen bir bedelin söz konusu olmadığı, dolayısıyla davacının davalıya teminat senedinden kaynaklı bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının, davalıya Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/492 esaslı dosyasındaki alacakla ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, takibin kötü niyetli yapıldığı belirlenemediğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.