MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan bonoda keşideci imzası bulunmadığını, müvekkilinin adi kefil konumunda olduğunu, imzasının olmasının sonuca etkili bulunmadığını, tahrifat yapılarak “Bakırköy” ibaresinin eklendiğini, keşideci görünen ancak imzası bulunmayan şirketin, senedin tanzim tarihinden önce 2006 yılında tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğini ileri sürerek, senetten ve takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile talebin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senet üzerindeki imzayı ikrar ettiğini, müvekkili hakkında Cumhuriyet Savcılığınca takipsizlik kararı verildiğini, senedin keşidecisi ve borçlusunun tek ve davacı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve senedin durumuna göre, asıl borçlu dava dışı şirketin imzası bulunmayan senetten dolayı davacı kefilin sorumluluğu bulunmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, takip dosyasından ve takibe konu 01.07.2009 ödeme tarihli 35.000 USD'lik senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy