(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında cam mozaik alım satımından dolayı alışveriş bulunduğunu, davacının davalıdan alacağı mal bedellerine karşılık toplam 12.500 TL'lik beş adet senet verildiğini ancak toplam 3.833,18 TL'lik mal gönderildiğini, kalan mallar gönderilmediğinden müvekkili tarafından ödeme yapılmadığını iddia ederek müvekkilinin takibe konu senetlerden 3.833,12 TL borcu bulunduğunun tespiti ile bu rakamı aşan kısım için davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıyla dava dışı O. T.'ın aynı çatı altında birlikte faaliyette bulunup, bu şahısların birlikte müvekkilinden mal alıp, bedellerini ödemeyi taahhüt ettiklerini, davacının her türlü inşaat, bina iç-dış dekorasyon, mozaik kaplama vs. işleriyle uğraştığını, davacının vermiş olduğu siparişlerin kargo şirketleri ve nakliye kamyonlarıyla gerçekleştiğini, bir kısım sevkiyatların ise doğrudan doğruya iş yapmış olduğu 3. kişinin adreslerine gerçekleştirildiğini, davacının Devre Emlak İnşaat adı altında faaliyetlerini tek gerçekleştirmediğinden aldıkları mallara ilişkin faturaların talep doğrultusunda davacı dışındaki şahısların adına düzenlendiğini, davacının tamamen kötüniyetli olarak bu davayı açtığını savunarak davanın reddiyle lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasında cam mozaik alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, aralarındaki temel ilişkide davacı tarafından davalının edimini tam olarak yerine getirmediği ileri sürülmüş olup, davacı tarafından alacağı malların bedeli için toplam olarak 12,500 TL'lik senet verilmesine rağmen karşılığında davalı şirketin davacıya fatura düzenleyerek teslim ettiği malların toplam bedelinin 3.833,18 TL olduğu dolayısıyla icra takibine konu senetlerden bu rakamı aşan kısım yönünden davacının davalı şirkete borçlu olmadığı, takip alacaklısının kötüniyetli ve haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi kötüniyet tazminatına ilişkindir. Davalının takibinde kötüniyetli olduğunu gösterir bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy