MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, galerici olup, bu nedenle araç alım satım işlerine aracılık yaptığını, keşidecisi olduğu 30.01.2011 vade tarihli 19.000,00 bedelli davalı elindeki bononun üzerinde “... plakalı araca karşılık teminat senedi verilmiştir.” ibaresi yazılı olmasına rağmen bankaya tahsil cirosu ile bırakıldığını, kambiyo senetleri kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren belgelerden olup, dava konusu senedin bu nitelige sahip olmadığını iddia ederek davalının lehdarı bulunduğu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında, yetki ve görev itirazından sonra davacının oto galericisi olup, müvekkilinin otomobilini satmak için alıp, arabayı yok ettiğini ve senedi verdiğini ancak ödemediğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Davacı 16.07.2012 havale tarihli dilekçesinde icra takibinde alacaklı gözüken ...'ı davaya dahil ettiğini, adı geçenin dava konusu bononun teminat vasfında olduğunu ve davalı ...'a borçlu olmadığını bilmekte olup, kötüniyetle hareket ettiğini iddia etmiştir.
Dahili davalı ... vekili cevabında, müvekkilinin alacağına karşılık dava konusu bonoyu ciro yolu ile edinen 3. kişi olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini senedin üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacının dava konusu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiasını yazılı delille ispat edemediği, hatırlatılan yemin teklif hakkını kullanmadığı, bonoyu ciro yolu ile olarak takibe koyan davalının da teminat vasfını bilerek kötüniyetli hareket ettiğini de ispatlayamadığı, tedbir kararı ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %40 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine hükmolunmuş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.